81 ilde de aynı anda aynı faaliyetleri yürüten TDV Kadın Kolları, Çanakkale’de kurulduğu ilk günden beri büyüyen bir dayanışmayı gözler önüne seriyor. Her şeyin ‘bir dua’ ile başladığını belirten Selma Tezcan, bu toplumsal dayanışmanın büyüme aşamalarını okuyucularımızla paylaştı.
Bir dua karşılığı başlayan hikaye
TDV Kadın Kolları’nın başkanlığını yürütmenin yanı sıra geçici Kur’an Kursu öğreticiliği de yapan Selma Tezcan, bir gün sınıfta edilen bir dua karşılığında iyilik ağı oluşumunun ilk kıvılcımının nasıl belirdiğini şöyle açıkladı: “Bir gün sınıfta ‘Keşke insanlara uzanabileceğimiz bir yol olsa, keşke diktiklerimizi hediye edebileceğimiz, satıp iyiliğe çevirebileceğimiz bir yer olsa’ diye bir dua etmiştik. Daha sonra Çanakkale Müftülüğü’nden böyle bir iyilik yapılanmasının başlayacağı söylenildi. Bana da ‘başkanı olur musun’ dediler. Yani oluşumumuz böyle başladı.”
“Bir halk eğitim makinesi ve 100 TL’yle başladı”
Beşinci senesinde olan Çanakkale TDV Kadın Kolları’nda ilk günden bugüne çok şey değiştiğini söyleyen Selma Tezcan, ilk zamanlarda ihtiyaç sahiplerine ulaşabilmek için gerekli olan parayı Türkiye çapında başlatılan İyilik Evi projesi ile sağladıklarını belirtti. İyilik Evi doğrultusunda kurmaya karar verdikleri dikiş atölyesine ilişkin konuşan Tezcan, gönüllüler arasında dikiş bilenlerin çok sayıda olduğunu belirterek; “İlk önce ‘biz bir dikiş atölyesi kuralım’ dediler. Bunun için müftümüzün hanımı ilk bağışı yaptı. Halk eğitimden de makine talep ettik ve müftümüzün vermiş olduğu 100 TL’yle parçası 10 TL’den 10 parça kumaş almıştık. Daha sonra o 10 TL kumaştan bir eşofman üstü, 10 TL kumaştan da eşofman altını sattık. Sadece bir halk eğitim makinası ve 100 TL’yle başladık. Ondan sonra diktiklerimizi satarak sermayemiz genişledi diyebiliriz.” ifadelerini kullandı.
“Atölyemiz açıldıktan sonra çok kolay ilerledik”
Tezcan, kurulan dikiş atölyesinin ilerleyen süreçteki gelişimine ilişkin olarak; “Daha sonra sanayi makinası aldık. Sonra bir hayırseverimiz tekrar bize makine bağışladı. Cami derneğimiz bize İyilik Evi için güzel bir atölye şeklinde oda verdi. Dumlupınar Camii’nin altında İyilik Dikiş Atölyemiz. Atölyemiz açıldıktan sonra biz çok kolay ilerledik diyebiliriz. Daha sonra mantılar yapmaya, sarmalar sarmaya başladık. Bunları sattıktan sonra bu sarmalar mantılar ve bizim gönüllü sayımız da çoğaldı, beraber birleştik. Şu anda kemik kadroda 10-12 kişi olmakla beraber gönüllü sayımız 200’ü buluyor.” şeklinde konuştu.
Dikiş atölyesi, 5 yıldır ihtiyaç sahipleri için kullanılıyor
Yardımlaşma ağının ilk adımının atıldığı dikiş atölyesinden ihtiyaç sahiplerine uzanan iyiliklerin günümüzde nasıl ilerlediği hakkında konuşan Tezcan, “O atölyede gönüllü hanımefendiler haftanın iki ya da üç günü dikiş dikiyorlar. Bunları bazen ihtiyaç sahiplerine hediye ediyoruz, bazen Gazze ya da deprem için yapılan hayır çarşılarında satıyoruz. Gelirini de yine ihtiyaç sahibi olan kişilere bağışlıyoruz.” dedi.
Cezaevinde annelerinin yanında kalan çocuklar için Kış Bayramı
Kış Bayramı Projesi kapsamında hayata geçirilen Bir Bot Bir Mont Kampanyasına ilişkin de açıklamalarda bulunan Tezcan, “İhtiyaç sahibi öğrencilerimizin kışa hazır olmaları için böyle bir projemiz vardı. Bundan iki sene önce Akçapınar köyüne bot mont yardımı yapılmıştı. Bu kez de cezaevinde annelerinin yanında kalan çocuklara yapalım dedik. Bu sene cezaevinde annelerinin yanında kalan çocuklar için böyle bir Kış Bayramı etkinliği oluşturuldu.” diye konuştu.
‘Büyüğüne Hürmet Ömrüne Bereket’, ‘İlmek İlmek İyilik’ ile birleşti
Selma Tezcan, ‘Büyüğüne Hürmet Ömrüne Bereket’ Projesi kapsamında huzurevine gerçekleştirdikleri ziyarette ‘İlmek İlmek İyilik’ adı altında yürütülen projedeki üretimlerini yaşlılarla nasıl buluşturduklarını anlattı. Tezcan, konuyla ilgili olarak; “Huzurevi ziyareti yaptığımızda oradaki teyzelere ördüğümüz diz battaniyelerini hediye ettik. Bir de onlara ‘ne istiyorsunuz bizden, canınız ne çekiyor’ diye soruyoruz, onlar da sarma diyorlar. Teyzelerimize hem İlmek İlmek İyilik projesinde örülen o diz battaniyelerini hem sarmaları hediye olarak götürdük.” şeklinde konuştu.
Sandıktaki çeyizler sadakaya dönüşüyor
Tezcan, Sandıktan Sadakaya Projesi hakkında ise; “Sandıkta hepimizin örülmüş dantelleri, oda takımları var. Bunları alıp tekrar dönüştürüyoruz, mesela masa örtüleri yapıyoruz. Yine bunları satışa sunuyoruz. Alan kişi makbuz karşılığında bunu alıp vakfa destek olabiliyor” dedi.
“Öğrenciler meyveyi dalında görsün”
Bir Fidan Bir Hayat Projesi ile izin alınan yerlere, resmi makamların bahçelerine, kendi aralarında para toplayıp fidan diktiklerini belirten Tezcan, “Hatime Hanım Ulu Camii’nin yanına meyve ağaçları diktik. Orası kampüse çok yakın, öğrenci gelir geçerken yesin, meyveyi dalında görsün diye düşündük.” diye konuştu.
Yeni evlenenlere ve yeni doğum yapanlara bohça yardımı
TDV Kadın Kolları, yeni doğum yapan anneler ve yeni evlenen çiftlere yönelik de yardımlarını sürdürüyor. Bu kapsamda Hayata Başlarken ismiyle oluşturulan projeyle ilgili açıklamalarda bulunan Selma Tezcan, “Yeni doğum yapan ihtiyaç sahibi annelerin bebeklerine bohça hazırlıyoruz. Neye ihtiyacı varsa hastane çıkışı, pudrası, bezi, şampuanı… Bohça yapıp bebek ziyareti gerçekleştiriyoruz. Proje aynı zamanda yeni evlenecek ihtiyaç sahibi gençlerimize yönelik yardımları da kapsıyor. Kızımızın ufak tefek çarşaf takımı, dantel, havlu gibi ihtiyaçlarını bohça yapıp götürüp destek olmaya çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.
Ramazan ayında da yardımlar devam ediyor
Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine koli dağıtımının yanı sıra iftar düzenlediklerini belirten Tezcan, özellikle öğrencilere yönelik gerçekleştirdikleri iftar yemeklerinden bahsetti. Tezcan, Çanakkale halkının öğrencileri çok sevdiğini ve onlara her zaman yardımcı olmak istediğini belirterek; “KYK’de görevli manevi danışman hocalarımızla iletişime geçerek ‘100 tane misafir kız öğrenci, erkek öğrenci, yabancı uyruklu öğrenci davet eder misin’ diyoruz. Öğrencilerimizi o şekilde davet ediyoruz.” dedi.
“Bizim halkımız çok yardımsever”
81 ilde devam eden yardımları Çanakkale özelinde değerlendiren Selma Tezcan, şu ifadeleri kullandı: “Biz çok güzel bir memlekette yaşıyoruz. Şehrimizi kaybetmemek için çok mücadeleler vermişiz. Buradaki yaşayan halkımızın da bunun farkında olduğunu düşünüyorum. Cepheye koşup giden kadınlarımızı biliyoruz. Onun için bizim halkımız zaten çok yardımsever. Özellikle öğrenciye çok düşkünlükleri var. Sadece halkımıza bunları duyurmak ve ulaştırmak gerekiyor. Bunları yaptıktan sonra zaten halkımız verdikleri ücretin ya da eşyanın, sağlam kanallar ile ihtiyaç sahiplerine ulaştığını görünce, yardımlar hiç sekteye uğramadan devam ediyor. Çanakkale özel bir yer gerçekten. Burası açısından konuştuğumuzda bu yardımlaşma ağının çok rahatlıkla devam ettiğini söyleyebilirim.”
TDV Çanakkale Kadın Kolları Başkanı Selma Tezcan, çok yardımsever bir halka sahip olsa da Çanakkale’nin mahallelerinde teşkilatlanmanın henüz tam olarak sağlanamadığını ifade etti. Teşkilatlanma tamamlandığında, gönüllülüğün daha iyi ilerleyerek daha fazla insana ulaşabileceklerini belirtti.