Çanakkale’nin köklü geçmişine dair yeni bulgular, kentin tarih anlatısını yeniden şekillendirebilecek nitelikte. Çanakkale Tarih ve Kültür Vakfı (ÇATKAV KÜLTÜR) tarafından düzenlenen “Tarih Söyleşileri” kapsamında gündeme gelen bu çarpıcı değerlendirmeleri, etkinliğin sorumlusu mimar İsmail Erten ile konuştuk. “Tarih Söyleşileri” kapsamında değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Reyhan Körpe, 1300’lü yıllarda Çimenlik Kalesi’nin bulunduğu yerde bir kalenin olduğunu ve bu kale örnek alınarak Çimenlik Kalesinin inşa edildiğini söyledi. Körpe, yazılı belgeler, çizimler ve haritalar ışığında, bugüne kadar 1462 yılında Çimenlik Kalesi ile başlatılan Çanakkale kent tarihinin 150 yıl önceden başladığını belirtti
Çanakkale Tarih ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen “ÇATKAV Tarih Söyleşileri” kapsamında geçtiğimiz günlerde Prof. Dr. Reyhan Körpe Çanakkale’nin tarihine ışık tuttu. Körpe söyleşide özellikle; Çanakkale’nin kuruluşunun 1462 olarak bilindiğini ancak 1300’lü yıllarda kentte yerleşim olduğunu söyledi. Körpe, Çimenlik Kalesi’nin yerinde 1300’lü yıllarda Cenevizlilerin kullandığı bir kalenin olduğunu belirtti. Açıklamasında; “Şunu söyleyebiliriz ki, Çanakkale’nin yerleşim tarihini 158 yıl öncesine taşıyabiliyoruz" dedi.
“ÇATKAV Tarih Söyleşileri” Etkinliğine ayrıca CHP Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek ve CHP İl Başkanı Levent Gürbüz, ÇOMÜ tarihçilerinden Doç. Dr. Barış Borlat, ve Tarihçi Dr. Mithat Atabay’da katıldı.
“BU BİLGİ İLK KEZ BU SÖYLEŞİDE BU KADAR NET ORTAYA KONDU”
ÇATKAV etkinlik sorumlusu mimar İsmail Erten, ise tarafımıza yaptığı açıklamada; söyleşinin yalnızca bir akademik sunumdan ibaret olmadığını, aynı zamanda Çanakkale’nin tarihsel kimliğine dair yeni bir pencere açtığını belirterek; “Yazılı kaynaklar, çizimler ve haritalar üzerinden ortaya konan bu değerlendirme ilk kez bu kadar açık şekilde dile getirildi. Prof. Dr. Reyhan Körpe hocamızın çalışması, bugüne kadar 1462 yılında Çimenlik Kalesi ile başlatılan kent tarihini yaklaşık 150 yıl daha geriye taşıyor,”dedi.
Erten’e göre bu tespit, Çanakkale’nin sadece Osmanlı dönemiyle sınırlı bir kent tarihi anlatısına sahip olmadığını, daha erken dönemlerde de önemli bir yerleşim ve savunma noktası olduğunu ortaya koyuyor.
KÖRPE: “1300’LÜ YILLARDA BURADA BİR KALE VARDI”
Söyleşide konuşan Prof. Dr. Reyhan Körpe ise, elde edilen verilerin önemine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
“Yazılı belgeler, haritalar ve çizimler bize şunu gösteriyor; 1300’lü yıllarda, bugün Çimenlik Kalesi’nin bulunduğu noktada bir kale vardı. Hatta mevcut kale bu yapı örnek alınarak inşa edilmiş olabilir.”
Körpe ayrıca, Çanakkale kent tarihinin yalnızca Kale-i Sultaniye’nin inşa tarihiyle sınırlandırılamayacağını vurgulayarak, “Artık kentin yerleşim tarihini en az 150 yıl daha geriye götürebildiğimizi söyleyebiliriz” dedi.
HARMAN YERİ’NDEKİ İZLER DİKKAT ÇEKİYOR
Körpe’nin dikkat çektiği bir diğer önemli nokta ise Kepez’deki Harman Yeri bölgesi oldu. Bu alanda bulunan kalıntıların da aynı döneme ait bir kaleye işaret ettiğini belirten Körpe, bu yapıların Bizans döneminde deniz ticareti kapsamında Cenevizlilere kullandırılmış olabileceğini ifade etti.
“ARKEOLOJİK ÇALIŞMALAR ŞART”
İsmail Erten, bu iddiaların bilimsel olarak daha da güçlenmesi için sahada çalışma yapılmasının kaçınılmaz olduğunu söylüyor. Tarafımıza yaptığı açıklamada; “Bu tarihi gerçekliğin somut bulgularla desteklenmesi için yüzey araştırmaları ve arkeolojik sondaj çalışmalarına başlanması gerekiyor. Bunun için de özellikle Çimenlik Kalesi’nin bulunduğu askeri alanda gerekli izinlerin alınması büyük önem taşıyor,” ifadesini kullandı.
Erten, bu sürecin yalnızca akademisyenlerin değil, kamu kurumları ve sivil toplumun ortak çabasıyla ilerleyebileceğini belirtti.
ÇANAKKALE’NİN TURİZM VE KİMLİK HAFIZASI
Ortaya konan bu yeni tarihsel perspektifte görüyoruz ki; Çanakkale’nin turizm potansiyeli açısından da bu çalışmalar önemli bir değer taşıyor. Bugün daha çok 1915 Çanakkale Muharebeleri ile anılan Çanakkale, aslında çok daha eski ve katmanlı bir geçmişe sahip.
Boğazın en dar noktasında konumlanan ve yüzyıllar boyunca stratejik önemini koruyan Çimenlik Kalesi, yalnızca bir askeri yapı değil, aynı zamanda kentin tarihsel kimliğinin de simgesi olarak olmuş durumda. İçindeki camiler, baruthane olarak inşa edilip bugün sergi alanına dönüşen yapılar ve 19. yüzyılda eklenen tabyalar, bu çok katmanlı geçmişin somut izlerini taşıyor.
1915 yılında yaşanan Çanakkale Muharebeleri sırasında Merkez Savunma Grubu’nun yönetim noktası olarak kullanılan kale, bugün hâlâ duvarlarında savaşın izlerini barındırıyor. İngiliz zırhlısı Queen Elizabeth tarafından atılan ve patlamadan surlarda kalan top mermisi, bu hafızanın en çarpıcı sembollerinden biri.
“ÇATKAV OLARAK SÜRECİN PARÇASI OLMAYA HAZIRIZ”
Mimar İsmail Erten, tarafımıza yaptığı açıklamasında; ÇATKAV’ın bu alandaki rolüne değinerek; “Biz ÇATKAV olarak, bu tür bilimsel çalışmaların desteklenmesi ve görünür kılınması için üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Çanakkale’nin gerçek tarihini ortaya çıkarmak, sadece akademik bir mesele değil; bu kentin kimliğini, kültürünü ve geleceğini doğrudan ilgilendiren bir konu,” şeklinde konuşt