Kaleninsesi ← Ana Sayfa
Kültür

ÇEYİZ SANDIĞINDAN BUGÜNE (18.02.2021)

✍️ Haber Merkezi 📅 18 Şubat 2021 08:35 👁️ 0 görüntüleme

80’ler, 90’lar modası tekrar uyandı. Yeni nesil vintage, Retro kültürünü benimsemiş ve nostalji kıyafetlerine yöneliyor.

Çanakkale’de geçmişin tozlu rafları aranıyor. İlda Vintage Butik, annelerimizin gençlik yıllarındaki elbiseleri, kanaviçe tabloları, sadece misafirliklerde kullanılan değerli eşyaları müşterileriyle buluşturuyor. Dönem kıyafetlerinin ağırlıkta olduğu İlda Vintage Butik aynı zamanda kullanılmayan veya tercih edilmeyen kıyafetleri de yenileyerek geri dönüşüm çemberine ekliyor. Kaleninsesi Gazetesi olarak mağaza sahibi Hatun Tok ile geri dönüşüm, vintage kültürü ve 2. El eşya konularına dair sohbetimizi siz değerli okuyucularımızın beğenisine sunuyoruz…

Hatun Hanım öncelikle kendinizi biraz tanıtabilir misiniz?

48 yaşındayım. 2 çocuğum var. Çanakkale'ye 9 yıl önce geldim. Öncesinde 10 yıl Çorlu'da yaşadım. Ormana, çapana yevmiyeli işçi olarak giderdim. Sonrasında esnaf oldum. El işine merakım da çocukluğumdan başlamıştır. Halk eğitimde el sanatlarına gittim. Eşimle beraber ticarete atıldım. Eşimden ayrıldım. Çorlu’da çalışmaya başladım. Sonrasında tek başıma çalıştım.

Geçmiş yaşamınızın deneyimleriyle İlda Vintage Butik'i açtınız?

Çorlu'da fabrikalarda çalıştım. Özellikle kadınlarla birlikte büyük bir dayanışma içindeydik. Tiyatro, oratoryo, şiir günleri düzenlerdik. Kadın kooperatifinin koordinatörlüğünü, müdürlüğünü, öğretmenliğini yaptım. Sonrasında arkadaşım vesilesiyle Çanakkale'ye geldim. Bir işletmeciliğini yaptım. Çorlu'da hem dikiş diktiğim hem de tuhafiyecilik yaptığım bir dükkan vardı. İkinci el kıyafetleri kadınlara destek için pazarlarda satıyorduk. Çocukluğumdan da vardı bu merak ama o zaman bir iş olarak görmeye başladım.

“GEÇMİŞTE KALMIŞ BİR İNSANIM”

Nasıl 2. El eşya konusunda karar kıldınız? Sizi buna iten neydi?

Geçmişe özlemle başladı aslında İlda Butik. Geçmişi, 1980'lerden öncesini daha çok seven, içselleştiren bir insanım. Yeni olan şeyleri hem kalite hem de kişiye verdiği hissiyat olarak çok benimseyemiyorum. Teknoloji devrindeyiz şimdi. Ama geçmiş daha gerçek. Geçmişte yaşanan aşklar, paylaşımlar, anne olmak çok daha farklıydı. Ben geçmişte kalmış bir insanım.

Geçmişi yeni nesile de yansıtmış oluyorsunuz... Yaptığınız işi nasıl tanımlarsınız?

Hem geçmişi yansıtıyorum hem de dönüştürüyorum. Bir sürü eski kıyafet alıyorum. Kullanılabilir olanları kullanıyorum. Satamadığım ya da deforme olmuş kıyafetleri dönüştürüyorum. Eteği, blazer cekete çeviriyorum. Eski bir kazağı, hırka yapabiliyorum. İşe yaramayan tişörtleri kolye yapıyorum. Dantelleri farklı farklı yerlerde kullanıyorum. Eski nakışları değerlendiriyorum. Buradaki materyalleri birazda uygun fiyata verdiğim için kadınlar alıyor ve evlerinde farklı şekillerde değerlendiriyorlar. Mesela öğrenci ev kurmak için geliyorlar; çarşafını, tülünü, perdesini, koltuğunu alabiliyor Bu manada da yardımcı olabiliyorum.

“ÇEYİZİMİZDEN KALANLAR…”

Anneannelerimizin porselenleri raflarınızda yerini bulmuş...

1950'lere uzanan porselenlerimiz, fincanlarımız var. 1970'lerin, 1980'lerin evlerinde görebileceğimiz aksesuar ve porselen takımlarımız var. Eskiye gittikçe fiyatları artıyor. Çünkü günümüzde o parçaları bulmak her geçen gün daha da zorlaşıyor. Bu raflardaki her şey çeyizlerimizde kalanlar. Şuan gençler çeyiz istemiyorlar, hiçbir şey sandıkta kalsın istemiyorlar. Bizim o ürünleri yaparken gözümüzün nuru gitti.

Gözünüzün nuru gitmesine rağmen hala çalışmaya, örmeye devam ediyorsunuz...

Hırkalar, bluzlar gibi örgü ürünlerin hepsini kafamdan örüyorum. Sürekli elimde örgü olur. Kıyafetleri de kalıpsız pratik şekilde dikiyorum. Görsel çok. Her yerden örgü model takılıyor gözümüze. Daha çok renk ve model kombinasyonunu kendi zevkime göre yapıyorum. Müşterilerim de oturdu. Ne istediğini, beklentilerini biliyorum.

“GENÇLERE ÇOK YAKIŞIYOR”

Son dönemlerde genç kuşağın daha çok uğradığı yerlerden biri diyebilir miyiz İlda Butik ile ilgili?

'Genç kuşaktan bir şey olmaz' deniliyor ya ben böyle düşünmüyorum. Gençler o kadar güzel o kadar duyarlılar ki. Onlarla sohbet etmek, onların düşüncelerini çok takdir ediyorum. Onlarla olmaktan, bir şeyler paylaşmaktan çok mutlu oluyorum.

Her yaştan insanlar geliyor mu İlda Vintage Butik'e?

Pandemiden sonra korktum. Öğrenci ağırlıklı gibi duruyor. Yerli halkta alışmaya başladı. Öğrenci olsa daha iyi olur. Pandemi süreci de gelip gidenimiz azalmadı. Fiyatlarımız ucuz. Bir ürüne 300-500 lira almak yerine burada 50-100 liraya alabiliyorlar. Kıyafetlerin büyük kısmı büyük marka. Vatkalı gömlekler, 1950'lerin 1960'ların korseli kıyafetleri var. Gençlere de çok yakışıyor. Yeni ürünlerimiz de var. Bazı vintage kıyafetleri de Zeytinburnu’nda, Lale’li de diktiriyorum. Blazer ceketler, Aztek montlar, oduncu gömlekler, anne gömlek ve elbiseli var.

Sanki her dönemin de kendine özgü renkleri var…

1970'lerde ipek çok kullanılırdı ve biraz daha sade renkler hakimdi. 1980'lerin renkleri çok renkli ve parlaktı. Çok zıt renkler ve parıltılar hakimdi. Büyük takılar kullanılırdı. 1990'lar 80'lerin devamıydı. Yavaş yavaş düştü. Bütün yeni büyük firmalar eskiyi taklide başladı. 50'ler, 60'lar her dönem mevcut bizim elimizde.

“TÜRKİYE’Yİ KARIŞ KARIŞ GEZİYORUM”

Herkesin merak ettiği soru. Kıyafetleri, dükkânda bulunan ürünleri nereden alıyorsunuz?

Şehir şehir geziyorum. İstanbul, İzmir, Bodrum... Şehirlerdeki semt pazarlarını ve bitpazarlarını dolaşıyorum. Gümrükten seçiyorum. Depolardaki ürünleri almaya gidiyorum. Tüm Türkiye'yi karış karış geziyorum.

Eski kıyafetleri de yeniden tasarlıyorsunuz. Yeniden tasarlama sürecinden biraz söz edebilir misiniz?

Kıyafetlerde geri dönüşümde oluyor. Ufak bir lekesi var, ya da yırtık bir şekilde deforme olmuş. Kesip yırtmaç ekleyebiliyorsunuz. Ya da dantel ekleyebiliyorsunuz. Eski bir anne pantolonu dönüştürüp anne pantolonu anvelop etek yapabiliyorsun. Ceketten döpiyes yapabiliyorsunuz. Bunun amacı da kıyafet deforme olmuş ya da satılmamış oluyor. O kıyafeti kullanılabilir hale getirmiş oluyorum. Çöpe gitmemiş oluyor. Doğadan taş, kozalak, ağaç dalları topluyoruz ve rüzgar gülleri, tablolar, ev aksesuarı yapıyoruz.

“CESUR OLUN”

Kadın esnaf olmak konusunda neler düşünüyorsunuz? Kadınlara çalışma hayatıyla ilgili mesajınız var mı?

Bana çalışmak zor gelmiyor. Çok aykırı bir durum gibi gelmiyor. Buna da alıştım. Cesur olmalarını istiyorum. 2 çocuğumu bu şekilde büyüttüm. Ben başarabildim. Hayallerim var. Başarmak istediğim şeyler var. Düne kadar çocuklarımı okutuyordum. Şimdi onlar kendi hayatlarını kurdu şimdi ben varım. Yeni fırsatım oldu. Kadınlara da mesajım hiçbir şeyden gocunmasınlar, cesur olsunlar.

Damla YELTEKİN

İlgili Haberler

Büyüsü Bozulmuş Dünya Kapılarını Açıyor
18.09.2026
Biga’nın Sokakları Tuvale Taşındı: “Biga Eskizleri” Sergisi Açıldı
18.09.2026
Itırlı Bahçe'de “Adresinde Bulunamadı” sergisi açıldı
17.09.2026
Çanakkale Bienali 20 yaşında!
17.09.2026
Harry Potter Dizisine Üç Yeni Oyuncu Katıldı
17.09.2026
ÇOMÜ Öğretim Üyesi Yonca Yüksel’e “Yılın En Başarılı Vokal Koçu” ödülü
16.09.2026
Çanakkale’de 4 Bin 200 Yıllık Savunma Duvarı Bulundu!
16.09.2026
Genç Sinemacıların Kalemi Perdede: Benim Eserim 7
16.09.2026
Prof. Dr. Reyhan Körpe’den ikiz lahit değerlendirmesi!
15.09.2026
Liseli Gençler Çocukların Okuma Rehberi Oluyor
15.09.2026
Talas’ın Çanakalle Müzesi ilgi görüyor!
14.09.2026
"Ankara'da deniz mi vardı?" sözü gerçek oldu
14.09.2026
30. İstanbul Tiyatro Festivali 22 Ekim'de Başlıyor
14.09.2026
Artvin’de yılın son boğa güreşleri yapıldı
13.09.2026
Tom Cruise Başrollü Digger'dan Yeni Görseller Geldi
13.09.2026
Hara Eylül Ayında Müzik ve Tiyatroyu Buluşturuyor
12.09.2026