Koza Madencilik Terziler ve Serçiler Köyü yakınlarında Atikhisar Barajı’nın 1,4 kilometre uzağında yeni bir altın madeni projesini uygulamaya koymak için harekete geçti. Çanakkale’nin tek içme ve kullanma suyu olan Atikhisar Barajı’na yakınlığının tehlikeli boyutları kamuoyunda yankı bulurken bir tepki de CHP İl Genel Meclis Üyesi Avukat Güneş Pehlivan’dan geldi. Pehlivan İl Genel Meclisinde yaptığı konuşmada projenin üç kez iptal olduğunu belirterek: “Üç kez iptal oldu bu proje. Üç kez dava açıldı ve idari yargı önünde çevreciler haklı bulunarak davayı kazandılar. Davayı kazanma gerekçesi de ruhsat sahasının Atikhisar Barajı koruma ve toplama alanı içinde yer alıyor olmasıydı. Her seferinde yeni tarihli bir ÇED raporu atıldı önümüze ve yeniden dava süreçlerine başlamak zorunda kaldık. 2019’dan beri bu süreci devam ettiriyoruz. Her ÇED ve her ruhsat iptal edildiğinde yeni tarihli ama aynı koşullarla, aynı ruhsatlar, aynı ÇED raporu önümüze konuluyor. Roma hukukundan beri bunun adı dolandırıcılıktır. Bu bir idari dolandırıcılıktır. Aslında insanlara ve topluma karşı yürütülen psikolojik savaş olduğunu da görüyoruz. Bugüne kadar suyla, doğayla, ağaçla dertleri olan insanlara; hippiler, aktivistler, çevreciler diye ellerinden gelen itibarsızlaştırmayı yapmaya çalıştılar, ama bunlardan hiçbiri olmayan, bunlardan hiçbirine dahil olmayan bir çalışmadan bahsedeceğim ben. Hayatımda en zor ele geçirdiğim yayındır. Ne yazık ki hiçbir yerde bulamazsınız.” dedi ve Tarım ve Orman Bakanlığının Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün Çanakkale Şube Müdürlüğüne yaptığı Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter İzleme Projesi ile ilgili çalışmayı paylaştı.
Madencilik faaliyetlerine ilişkin bakanlığın da dahil olduğu çalışmayı paylaştı
Pehlivan konuşmasının devamında bu çalışmanın çok ciddi olduğunu 400 sayfanın üzerinde haritalarla, birçok eklerle ve delillerle desteklendiğini belirterek detayları paylaştı: “Bu çalışma Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve İl Özel İdaresinin de katıldığı, Bakanlığın da dahil olduğu üçlü bir protokolle düzenlenmiştir ve protokol gereği de Doğa Koruma Milli Parklar Çanakkale Şube Müdürlüğüne bu çalışmanın yapılması için yetki verilmiştir. Bahsettiğim 400 sayfalık çalışmadan sadece çok kısa iki bölümü sizinle paylaşmak istiyorum: ‘Madencilik faaliyetlerine doğal zenginliği uluslararası yayınlarca da kanıtlamış Kaz Dağları vejetasyonunda izin verilmemelidir.’ Bahsettiği Kazdağları vejetasyonu sadece Milli Parkı kapsamıyor. Kazdağları dediğimiz Çanakkale’yi de içine alan çok ciddi bir alanı kapsıyor. Bunun dışında; ‘Maden kaynakları açısından zengin bir bölge olduğu için çok uzun yıllardır madencilik çalışmalarının yoğun olarak yapıldığı bir ildir. Özellikle 2004 yılında revize edilen maden kanuna göre yapılan madencilik faaliyetleri her ne kadar ÇED yönetmeliği yükümlerine tabi olsa da il sınırları içinde habitat parçalanması ve vejetasyona en fazla olumsuz etki yapan sektör olarak karşımıza çıkmaktadır’ diyor. Bu akademik yayınların önünü alamayanlar ne yazık ki bu yayınlara ulaşılmasının önünü almaya çalışıyorlar.”
BİRÇOK KÖYÜMÜZDE SU SORUNU VAR
Gerçeklikten ve olayları bağlamından kopararak geleceği kuramadıklarını belirten İl Genel Meclis Üyesi Avukat Güneş Pehlivan, şu anda Çanakkale’de 18 köyde su problemi olduğunu söyledi. Pehlivan sözlerini, “Birçoğuna tankerler ile destek olmak zorunda kalıyoruz. En son bir köyümüzde sular tamamen kesildi. Teknik alt yapı çalışmaları ile bu durumu düzeltmeye çalışıyoruz. 2025 yılında Çan’ın bir köyünde haftada üç gün su verilebildiğini biliyorum. Ayvacık’ta ve birçok köyümüzde bu sorunlar yaşanıyor. 2050 yılında susuzluğa bağlı ölümlerin başlayacağı yönünde bilim uzmanlarının uyarılarda bulunduğu bir ülkenin coğrafyasında yaşıyoruz ve hala Çanakkale’nin tek içme ve sulama su havzası olan Atikhisar Barajında söz konusu açık maden ocağından ibaret olan altın madenciliği faaliyetinin yapılması çabası bile kınanacak bir eylemdir. Biz bu konuda mücadeleye devam edeceğiz. 7 Ağustos Perşembe günü de Çanakkale’yi seven, suyuna sahip çıkmak isteyen, kendi evlatlarını seven herkesi bu mücadeleye bekliyoruz.” Diyerek noktaladı.