Bu depremler sonucunda 11 ilde büyük can kayıpları yaşandı ve ülkemiz 53 bin 537 vatandaşını kaybetti, 107 bin 213 vatandaşımız ise yaralandı. Bu acı kayıplar, depremin tarihe " asrın felaketi" olarak geçmesine neden oldu.
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından yapılan bir araştırmaya göre, depremin ekonomik etkileri de oldukça büyük oldu. Strateji ve Bütçe Başkanlığı (SBB) tarafından Mart 2023'te yayınlanan bir rapora göre, Kahramanmaraş ve Hatay'daki depremin maliyeti yaklaşık 104 milyar dolar olarak hesaplandı.
Depremin neden olduğu hasarın en büyük kısmı, yaklaşık 57 milyar dolarlık konut hasarıyla ortaya çıktı. Kamu altyapısı ve hizmet binalarındaki hasarın maliyeti ise 13 milyar doları buldu, konutlar dışındaki özel sektör hasarı ise 12 milyar dolar olarak kaydedildi.
Araştırmada, deprem nedeniyle yapılan harcamaların 2023 yılı bütçesini önemli ölçüde etkilediği belirtildi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in 15 Ocak 2024 tarihli açıklamasına göre, 2023 yılı sonunda depreme yönelik harcamaların milli gelirin %3,7'sine denk gelen 950 milyar TL seviyesine ulaştığı açıklandı. Orta Vadeli Programda (2024-26), deprem kaynaklı bütçe ödeneklerinin milli gelire oranının 2024 yılında %2,5, 2025 yılında %0,9 ve 2026 yılında ise %0,8 olarak hedeflendiği görülüyor. Bu, 4 yıllık bir dönemde deprem kaynaklı harcamaların milli gelirin yaklaşık %8'ine denk geldiği anlamına geliyor.
Deprem bölgesindeki ihracatın 2023 yılında %13 oranında azaldığına dair veriler de mevcut. Özellikle Osmaniye'de %53, Adıyaman ve Kahramanmaraş'ta %30, Hatay'da ise %28'lik sert düşüşler yaşandı. Bu bölgesel düşüş, Türkiye'nin toplam ihracatının yalnızca %1 artmasını etkiledi.
İstihdamda da büyük kayıplar yaşandı ve işsizlik rekor seviyelere ulaştı. İşkur verilerine göre, depremden en çok etkilenen Hatay'da işsizlik ödeneğine başvuranlar %83 artarken, Adıyaman'da %50, Kahramanmaraş'ta %46 ve Malatya'da %40 artış gözlendi. Bu, depremin ekonomik ve sosyal dokuyu derinden etkilediğini gösteriyor.