Kazakistan'ın listenin başında yer aldığı raporda Türkiye'nin ise beşinci sırada olduğu görüldü, Yetişkinlerin günlük olarak 1 çay kaşığından fazla olmaması gereken 5 gram tuz tüketimini aşan rakamlar, insanların neredeyse üç katı kadar tuz tükettiğini gösteriyor.
Türkiye'nin 14,37 gram tuz tüketimiyle beşinci sırada yer aldığı bu rapor, sağlık açısından endişe verici bir tablo ortaya koyuyor. Çünkü aşırı miktarda tuz tüketimi, kan basıncının yükselmesine ve dolayısıyla kalp krizi ve felç riskinin artmasına neden oluyor. Bu da kalp sağlığını tehdit eden bir durum olarak karşımıza çıkıyor.
Sağlık uzmanları, işlenmiş gıdaların ve sokak gıdalarının genellikle yüksek miktarda tuz içerdiğini belirtiyorlar. Bu da tüketicilerin dikkatli olması gerektiği anlamına geliyor. Yüksek tansiyon genellikle hiçbir belirti göstermez, bu nedenle düzenli sağlık kontrollerinin önemi büyük.
Avrupa'da, yetişkinlerin üçte birinden fazlasında yüksek tansiyon olduğu belirtiliyor. Bu oran dünya geneline kıyasla oldukça yüksek. İngiltere, Avrupa'daki en düşük ikinci oranla dikkat çekerken, Belarus ve Polonya gibi ülkelerde bu oranın oldukça yüksek olduğu görülüyor.
DSÖ'nün raporu, tuz tüketiminin azaltılması ve hipertansiyonun tespit ve kontrolü için daha fazla çaba harcanması gerektiğini vurguluyor. Aksi halde, kardiyovasküler hastalıkların yaygınlığı artabilir ve bu da toplum sağlığını ciddi şekilde tehdit edebilir. Bu nedenle, tuz tüketim alışkanlıklarının gözden geçirilmesi ve sağlıklı yaşam tarzlarının benimsenmesi önem arz ediyor.