Özbek, seçimin önemini yitirdiğini belirterek, "Seçimin artık önemi kalmamıştır. Ya ben seçilirim ya Süheyl Batum seçilir, ikimiz de Galatasaraylıyız. Topyekün mücadele, her şeyin önüne geçmiştir. Bütün camialara, bütün Türkiye'ye şunu göstermeliyiz; Ali Koç'un sadece seçim derdinde olduğunu göstermeliyiz. Kim seçilirse seçilsin, Galatasaray sevgisiyle hareket edeceğinden hiç şüphem yok" dedi.
Özbek, Erden Timur'a yönelik düşmanlığın başarılarından kaynaklandığını vurgulayarak, "Erden Timur düşmanlığı şuradan geliyor. Birçok anlamda o kadar başarılı iki sene geçirdik ki kıskançlık ve fitne ile dağıtmaya çalışıyorlar. Galatasaray'ın bugünkü finansal yapısının ulaşmak istediği noktadan endişeleri var" ifadelerini kullandı. Timur ise, "Düşündüğümde bir sebep bulamıyorum. Hepimizin hatası oluyor. Bu camiaların gerilmemesiyle ilgili çok çaba veriyoruz. Birisi birisine bir şey yapsa hesap veremeyiz. En son ceza meselesine takılmışlar, benim söylediğim her şey hukuka uygun" diye konuştu.
Stadın silahlı korumalarla basılmasına da değinen Özbek, "Birilerinin stadı silahlı korumalarla basacağı kimin aklına gelir? Bundan sonra şöyle mi olması lazım? Herkes stadyumunu korumak için silahlı koruma ordusu mu oluşturulmalı? Orada mı olsam iyiydi, orada olmamam mı iyiydi? Biz ne yapmaya çalışıyoruz? Bizi seçen camialar; yeşil sahalarda yarışalım, bu işleri yönetelim diye seçiyorlar. Bizi bir gün silahlı adamlar burayı basar, burayı koruyalım diye seçmiyorlar. Yazıklar olsun. Yazıklar olsun ki sen değerli bir ailenin çocuğusun" dedi.
Polisin tutumuna da eleştiriler yönelten Özbek, "Polis, çok gurur verici ve yüksek seviyede yapılması gereken bir meslek. Sormak aklına gelmedi mi? Ali Bey niye geldin buraya diye. Maksadın ne? Çünkü devlet seni oraya o stattaki olayları engellemek, korumak için gönderdi. Yasal bir görev. Söylediklerim yanlış anlaşılmasın. Polis, bizim polisimiz! Bizim güvencemiz, huzurumuzun bekçileri... Ben oradaki yetkili arkadaşa sesleniyorum. Devlet sana maaş veriyor, seni oraya gönderiyor. Niye gönderiyor, niye gönderiyor, niye gönderiyor?" ifadelerini kullandı.
Bariyerlerin kim tarafından açtırıldığını sorgulayan Özbek, "Eğer Ali Koç beni ziyarete geldiyse bana ulaşırlar. İkinci bir güç vardır, orada bekleyen polisler. Onlar bariyeri açın dediğinde güvenlik de açar. Ne bana telefon geldi, ne bir görevli arkadaşa. Bariyerleri kim açtırdı? Gecenin saat 11'i olmuş. Kim açtı kapıları? Gece bariyerleri kim açtırdı? Maç bitmiş. Kafileler gitmiş. Kim açtırdı? Açtırdı. Oraya kadar geldin. Kapı var orada. Güvenliğimiz bekliyor. Kim dedi ki onlara "Ali Bey geldi stada girecek." diye. Ben mi dedim? Sen polissin. Şu kadarını bilemiyor musun?" dedi.
Özbek, yaşanan olayları şehir eşkıyalığı olarak nitelendirerek, "Ali Koç, 70-80 tane adamıyla, ki içlerinde 4'ü silahlı. Bu ayıptır. Eşkıyalıktır. Şehir eşkıyası diye tabir ettiğimiz şey bu. Öteye götürüyorum, bu terörizmdir. Terörist ne yapıyor, benzer şekilde silahlı adamlarını topluyor, geliyor, bir yeri basıyor, kurşunluyor" dedi. Özbek, kendi cesedini çiğnemeden içeriye adım atamayacağını vurguladı.
Dünkü olaylar için suç duyurusunda bulunduklarını belirten Özbek, "Dünkü olaylar, yapılan ahlaksızlıklar tüm spor kamuoyunun gözü önünde cereyan etti. Bu olaylara sebep olan baş ahlaksız, yancıları ve onlara çanak tutan kamu görevlileri hakkında gerekli suç duyurularını yaptık" diye konuştu. Ali Koç'un yaptıklarının hesabını soracaklarını ifade eden Özbek, "Ali Koç, bu yaptıkların senin yanına kalmayacak. Hesabını soracağım. Seçim kazanmak için yaptığın bu şovun hesabını vereceksin" dedi.
Son olarak, stadın yeterli derecede korunan bir yer olduğunu belirten Özbek, "Kapıdaki görevliye kapıyı açtıran tek güç olabilir, polis. Bizim ifade etmek istediğimiz bu. Böyle bir sahne varken kimse bizim aklımızla alay etmesin. Galatasaray Stadı, yeterli derecede korunan bir stadyum" dedi. Ali Koç'un polis eşliğinde stada alınmasını da eleştiren Özbek, "Şunu da bil ki, bütün bu yaptıkların bana sökmez. Ben Galatasaray başkanıyım" diyerek sözlerini tamamladı.