Kaleninsesi ← Ana Sayfa
Yaşam

Hataylı Meme Kanseri Hastası Özlem Habeşoğlu, Kebapçılık Yaparak Evlatlarına Umut Oluyor

✍️ Haber Merkezi 📅 19 Şubat 2024 09:15 👁️ 28 görüntüleme

Hatay'ın Antakya ilçesinde yaşayan 30 yaşındaki Özlem Habeşoğlu, yaklaşık 1 buçuk yıldır meme kanseriyle mücadele ediyor. Göğsünden birinin alındığı bu zorlu süreçte Habeşoğlu, deprem sonrası hayata yeniden tutunarak konteyner bir iş yerinde kebapçı dükkanı açtı. Tedavi süreci nedeniyle sık sık yolculuk yapmak zorunda kalan Habeşoğlu, 2 kız evladı için çalışarak gelir elde ediyor.

Meme kanseri teşhisi konulan genç kadın, evlatlarına daha iyi bir gelecek sunabilmek adına mücadele ediyor. Özlem Habeşoğlu'nun tek umudu, evlatlarının iyi bir eğitim alarak meslek sahibi olmalarını sağlamak. Bu nedenle, kebapçılık yaparak elde ettiği gelirle evlatlarının geleceği için çabalıyor.

Meme kanseri gibi zorlu bir hastalıkla mücadele ederken, iş kurarak ve çalışarak hem kendi hayatını hem de çocuklarının geleceğini güvence altına almaya çalışan Habeşoğlu'nun hikayesi, umudu ve kararlılığıyla takdir topluyor.

“Bir kadın bu işi nasıl beceriyor diye herkes şaşırıyor”
Meme kanseriyle 1 buçuk yıldır mücadele ettiğini dile getiren Habeşoğlu, "O günü hatırlamak istemiyoruz. O gün çok kötü bir gündü, biz ölümden döndük. Bir daha o evden çıkar mıydık, çıkamaz mıydık biz tahmin edememiştik. Biz evin içinde oturup ölümü bekledik. Meme kanseri tedavisini 1,5 yıldır görüyorum. 2 defa bıçak altına yattım, bir organım yok diyelim. 2 kızım var ben de bu işe başvurdum. Çünkü 2 kızım var bakmakla yükümlüyüm. Bir kadın bu işi nasıl beceriyor diye herkes şaşırıyor, mecburum çünkü gelirim yok. Çalışacağım kızlarıma bakacağım. Zaten bu hasta haliyle kim çalışmayı ister, kimse istemez” dedi.


Ağrılarına rağmen evlatları için çalışmak zorunda olduğunu ifade eden Habeşoğlu, “Oturup evinde çocuklarına baksın ister ama benim öyle bir lüksüm yok. Hem hastalığımla hem de hayatla mücadele ediyorum. Bazı günler çalışmak istemiyorum. Arkadaşlar herkes şahit burada ağrılarımdan. Ama mecburum yapmak zorundayım, kimsem yok. Yani ağrılarımı bastırarak çalışmak zorundayım. 2 çocuğum var, onları okutmak istiyorum. Benim gibi kalmasınlar diye hiç yoktan kendilerini kurtarsınlar. Hayata tutunmam lazım, benim 2 kızım var onlardan vazgeçmem. Yıkılmasınlar, ben hastayım diye kendileri kabul etmesin istiyorum. Ben hasta değilim. Bu hastalığı yenip de çalışacağım, önüme bakacağım. Ben depremden önce başka bir yerde çalışıyordum, orada öğrendim. Sonra deprem olunca dükkan yıkılınca işçiler de dağıldı ben de bu işe başvurdum" şeklinde konuştu.

İlgili Haberler

Çanakkale’de gaziler için anlamlı yürüyüş
18.09.2026
Gökçeada'da Sinema Günleri başladı: Ada halkının sinema keyfi!
18.09.2026
Bozcaada’da hizmet gücü artıyor: Yangın tankerleri, traktör ve vidanjör!
18.09.2026
Biga’nın eski belediye başkanları kabirleri başında anıldı
18.09.2026
ÇTB’den üyelere yerinde ziyaret: Talepler sahada dinlendi!
18.09.2026
Başkan Deniz; "Gelişim için ortak akıl ve iş birliği şart"
18.09.2026
Kaymakam Kaptanoğlu Pınarbaşı Köyü’nde şehit yakını ve gazileri unutmadı
18.09.2026
Taştepe Köyü’nde Halk Toplantısı
18.09.2026
Çanakkale köylerinde ulaşım kalitesi artıyor!
17.09.2026
Biga fuara kilitlendi; Geri sayım başladı!
17.09.2026
MHP Merkez İlçe sahada: Parlak ve yönetiminden önemli temaslar
17.09.2026
Bozcaada'da pazar denetimi!
17.09.2026
Çanakkale’de Ahilik Haftası buluşması
17.09.2026
Gökçeada'nın Kurtuluş Günü ve 19 Eylül Gaziler Günü hazırlıkları başladı
17.09.2026
Çanakkale’de amatör balıkçılara yeni kurallar: Boğaz ve köprü çevresine dikkat
17.09.2026
Yahya Çavuş Kur’an Kursu’nda “Hz. Peygamber ve Güzel Ahlak” programı
17.09.2026