Meme kanseri teşhisi konulan genç kadın, evlatlarına daha iyi bir gelecek sunabilmek adına mücadele ediyor. Özlem Habeşoğlu'nun tek umudu, evlatlarının iyi bir eğitim alarak meslek sahibi olmalarını sağlamak. Bu nedenle, kebapçılık yaparak elde ettiği gelirle evlatlarının geleceği için çabalıyor.
Meme kanseri gibi zorlu bir hastalıkla mücadele ederken, iş kurarak ve çalışarak hem kendi hayatını hem de çocuklarının geleceğini güvence altına almaya çalışan Habeşoğlu'nun hikayesi, umudu ve kararlılığıyla takdir topluyor.
“Bir kadın bu işi nasıl beceriyor diye herkes şaşırıyor”
Meme kanseriyle 1 buçuk yıldır mücadele ettiğini dile getiren Habeşoğlu, "O günü hatırlamak istemiyoruz. O gün çok kötü bir gündü, biz ölümden döndük. Bir daha o evden çıkar mıydık, çıkamaz mıydık biz tahmin edememiştik. Biz evin içinde oturup ölümü bekledik. Meme kanseri tedavisini 1,5 yıldır görüyorum. 2 defa bıçak altına yattım, bir organım yok diyelim. 2 kızım var ben de bu işe başvurdum. Çünkü 2 kızım var bakmakla yükümlüyüm. Bir kadın bu işi nasıl beceriyor diye herkes şaşırıyor, mecburum çünkü gelirim yok. Çalışacağım kızlarıma bakacağım. Zaten bu hasta haliyle kim çalışmayı ister, kimse istemez” dedi.
Ağrılarına rağmen evlatları için çalışmak zorunda olduğunu ifade eden Habeşoğlu, “Oturup evinde çocuklarına baksın ister ama benim öyle bir lüksüm yok. Hem hastalığımla hem de hayatla mücadele ediyorum. Bazı günler çalışmak istemiyorum. Arkadaşlar herkes şahit burada ağrılarımdan. Ama mecburum yapmak zorundayım, kimsem yok. Yani ağrılarımı bastırarak çalışmak zorundayım. 2 çocuğum var, onları okutmak istiyorum. Benim gibi kalmasınlar diye hiç yoktan kendilerini kurtarsınlar. Hayata tutunmam lazım, benim 2 kızım var onlardan vazgeçmem. Yıkılmasınlar, ben hastayım diye kendileri kabul etmesin istiyorum. Ben hasta değilim. Bu hastalığı yenip de çalışacağım, önüme bakacağım. Ben depremden önce başka bir yerde çalışıyordum, orada öğrendim. Sonra deprem olunca dükkan yıkılınca işçiler de dağıldı ben de bu işe başvurdum" şeklinde konuştu.