Kaleninsesi ← Ana Sayfa
Yaşam

Kale Grubu, çevresel ve sosyal etkiyi kurumsal stratejilerinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor

✍️ Haber Merkezi 📅 06 Şubat 2026 13:47 👁️ 17 görüntüleme

MarjinalSosyal'in, kurumların topluma değer katan çalışmalarını görünür kılmayı ve ilham verici iyi uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sağlamayı amaçlayan “Toplumsal Fayda Hikâyeleri” YouTube programının yeni konuğu, Kale Grubu Kurumsal İletişim ve Etki Yatırımları Bölüm Başkanı ve Kaleseramik Vakfı Genel Müdürü Rana Birden oldu.

Toplumsal Fayda Hikâyeleri'nin bu haftaki konuğu Kale Grubu oldu

Programda, Kale Grubu'nun “İyi Bak Dünyana” yaklaşımı çerçevesinde şekillenen sürdürülebilirlik anlayışı, sosyal etkiyi stratejinin merkezine alan bütüncül bakış açısı ve uzun vadeli değer yaratmaya odaklanan etki yatırımları ele alındı.

2016 yılında Marjinal Porter Novelli tarafından markalarla sivil toplumu buluşturmak ve topluma fayda sağlayan iş birlikleri geliştirmek amacıyla hayata geçirilen MarjinalSosyal'in hazırladığı; MarjinalSosyal Direktörü Aynur Kolbay Hülya'nın sunduğu ve SosyalUp YouTube kanalında yayınlanan programın yeni bölümünde; Kale Grubu Kurumsal İletişim ve Etki Yatırımları Bölüm Başkanı ve Kaleseramik Vakfı Genel Müdürü Rana Birden, günümüzün çoklu krizler çağında sürdürülebilirliğin ancak çevresel, sosyal ve ekonomik boyutların birlikte ele alınmasıyla mümkün olabileceğine dikkat çekti.

Sürdürülebilirlik, parça parça değil bütüncül ele alınmalı

Kale Grubu'nun sürdürülebilirlik yaklaşımının temelinde insan odaklılık ve kurumsal DNA'nın yer aldığını vurgulayan Rana Birden, bu bakış açısını şu sözlerle ifade etti: “Dünya artık tekil sorunlarla değil, çoklu krizlerle karşı karşıya. Bu nedenle sürdürülebilirliği parça parça değil, bütüncül bir şekilde ele almak gerekiyor. Çevresel, sosyal ve ekonomik alanlar ancak birlikte ele alındığında gerçek bir anlam kazanıyor.” Bu yaklaşımın, Kale Grubu'nun kurucusu İbrahim Bodur'un “insan en büyük sermayedir” ve “doğduğumuz, doyduğumuz topraklara borçluyuz” ilkelerinden beslendiğini belirten Birden, “İyi Bak Dünyana” hareketinin de bu zihniyetin somut bir yansıması olduğunu dile getirdi.

Sosyal fayda, iş modeli sürdürülebilirliğinin ayrılmaz bir parçası

Kale Grubu'nun sosyal faydayı kısa vadeli bir kurumsal sosyal sorumluluk faaliyeti olarak değil, iş modelinin sürdürülebilirliğinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü vurgulayan Rana Birden, etki üretmenin karar alma süreçlerinin temel bir filtresi olduğunu ifade etti: “Biz sosyal ve çevresel konuları birbirinden bağımsız düşünmüyoruz. Çevresel dönüşümün toplumsal bir karşılığı yoksa etkisi sınırlı kalıyor; sosyal fayda da ekonomik zemine oturmazsa sürdürülebilir olmuyor. Bu nedenle sürdürülebilirliği bir raporlama başlığı değil, karar alma filtresi olarak görüyoruz.”

İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Programı: Bir ödül değil, bir ekosistem yatırımı

Kale Grubu'nun sosyal girişimcilik alanındaki çalışmalarına da değinen Rana Birden, Kaleseramik Vakfı tarafından yürütülen İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Programı'nın temel amacının bir ödül dağıtmak değil; sosyal girişimcilerin yalnız kalmadığı, birlikte güçlenebildiği bir ekosistem yaratmak olduğunu vurguladı. Programın, tekil başarı hikâyelerinin ötesinde güvene dayalı bir destek zemini oluşturmayı hedeflediğini belirten Birden, ödülün bu yolculukta bir başlangıç noktası olarak kurgulandığını, asıl değerin uzun vadeli kapasite geliştirme ve sürdürülebilir etki yaratma sürecinde ortaya çıktığını ifade etti ve “Bugün birbirinden öğrenen, birlikte hareket eden güçlü bir sosyal girişimcilik ağının oluştuğunu görüyoruz” dedi.

Program kapsamında sosyal girişimcilere; finansal ödülün yanı sıra mentorluk, iş geliştirme ve kurumsal ağlara erişim gibi desteklerin Impact Hub İstanbul iş birliğiyle sunulduğunu aktaran Birden, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu etki üreten, farklı alan ve aşamalardaki tüm girişimlerin programa başvurabildiğini ifade etti. İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Programı Ödülleri'ne başvurular 22 Şubat'a kadar www.ibrahimbodurodulleri.com adresi üzerinden yapılabiliyor.

Gerçek etki için sahaya temas, sabır ve birlikte hareket şart

Toplumsal fayda üretiminde iyi niyetin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Birden, sahaya temas etmeden ve gerçek ihtiyaçlar dinlenmeden tasarlanan çözümlerin kalıcı olamayacağını belirtti: “Toplumsal fayda bir maraton. Sabır, süreklilik ve istikrar gerektiriyor. Etkiyi ölçmek, öğrenmek ve gerektiğinde modeli yeniden kurgulamak şart. Sahayı dinlemek, sabırlı olmak ve birlikte hareket etmek gerçek etkiyi mümkün kılıyor.”

İlgili Haberler

Çanakkale’de gaziler için anlamlı yürüyüş
18.09.2026
Gökçeada'da Sinema Günleri başladı: Ada halkının sinema keyfi!
18.09.2026
Bozcaada’da hizmet gücü artıyor: Yangın tankerleri, traktör ve vidanjör!
18.09.2026
Biga’nın eski belediye başkanları kabirleri başında anıldı
18.09.2026
ÇTB’den üyelere yerinde ziyaret: Talepler sahada dinlendi!
18.09.2026
Başkan Deniz; "Gelişim için ortak akıl ve iş birliği şart"
18.09.2026
Kaymakam Kaptanoğlu Pınarbaşı Köyü’nde şehit yakını ve gazileri unutmadı
18.09.2026
Taştepe Köyü’nde Halk Toplantısı
18.09.2026
Çanakkale köylerinde ulaşım kalitesi artıyor!
17.09.2026
Biga fuara kilitlendi; Geri sayım başladı!
17.09.2026
MHP Merkez İlçe sahada: Parlak ve yönetiminden önemli temaslar
17.09.2026
Bozcaada'da pazar denetimi!
17.09.2026
Çanakkale’de Ahilik Haftası buluşması
17.09.2026
Gökçeada'nın Kurtuluş Günü ve 19 Eylül Gaziler Günü hazırlıkları başladı
17.09.2026
Çanakkale’de amatör balıkçılara yeni kurallar: Boğaz ve köprü çevresine dikkat
17.09.2026
Yahya Çavuş Kur’an Kursu’nda “Hz. Peygamber ve Güzel Ahlak” programı
17.09.2026