Tebligatta, kendisi hakkında 8 milyon TL'si faiz olmak üzere toplam 40 milyon TL tutarında bir icra takibi başlatıldığı belirtiliyordu. Durumu avukatı Fırat Ay aracılığıyla yargıya taşıyan Sutaş, İstanbul 34'üncü İcra Hukuk Mahkemesi'nde dava açtı ve ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.
Savcılığın yürüttüğü soruşturma sonucunda, M.Ö. ve O.D. isimli şüpheliler hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Ancak, ifadelerinin ardından şüpheliler serbest bırakıldı. Bu süreçte dosya, bilirkişi incelemesine gönderildi. Yapılan incelemede, belgeye atılan imzanın "Pencere Yöntemi" olarak adlandırılan ve sahtecilikte sıkça kullanılan bir yöntemle atıldığı tespit edildi. Bu yöntemde, kağıdın altına imza atarken farkında olmadan başka bir senet imzalanıyor.
Konuyla ilgili açıklama yapan Tevfik Sutaş, yaşadığı olayı şu şekilde anlattı: "Görevli tarafından aldığım bu tebligat sayesinde büyük bir felaketin eşiğinden döndüm. Eğer tebligatı geri göndermemiş olsaydı, 40 milyon TL'lik borcu ödemek zorunda kalacaktım. Ancak şimdi hukuki süreci başlattık ve gerçeğin ortaya çıkmasını bekliyoruz."
Avukat Fırat Ay ise, konuyla ilgili olarak şunları belirtti: "Bu tür sahtecilik vakaları son zamanlarda artış gösteriyor. Vatandaşların dikkatli olması ve evrakları imzalamadan önce mutlaka kontrol etmeleri gerekiyor. Aksi halde telafisi mümkün olmayan zararlara yol açabilirler."
Yaşanan bu olay, belge düzenleme ve imza süreçlerindeki güvenlik önlemlerinin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Vatandaşların, evrak imzalamadan önce dikkatli olmaları ve gelen belgeleri detaylı bir şekilde kontrol etmeleri büyük bir önem taşıyor.