Yapılan çalışmalar sonucunda, gölün dibinde 18 milyon ton lityum rezervi bulunduğu ortaya çıktı. Bu miktar, bilim insanlarının daha önceki araştırmalarında belirledikleri 4 milyon ton rakamını önemli ölçüde aştı.
Göldeki devasa lityum rezervi, "beyaz altın" olarak da adlandırılan mineralin çıkartılmasıyla 382 milyon elektrikli aracın bataryasının üretilebileceği anlamına geliyor. Riverside Üniversitesi jeokimya profesörlerinden Michael McKibben, bu keşfin, ABD'nin lityum ihtiyacını karşılamak adına kendi kendine yetebilme potansiyelini artırdığını ve Çin üzerinden yapılan lityum ithalatını azaltabileceğini belirtti.
California Valisi Gavin Newsom ise daha önce Salton Gölü'nü "lityumun Suudi Arabistanı" olarak tanımlamıştı. Yapılan yeni keşifle birlikte gölün, dünyanın en büyük lityum kaynaklarından biri olduğu resmen tescillendi.
Ancak, lityumu çıkarmak beraberinde çevresel etkileri de getiriyor. SFGATE'e göre, lityuma ulaşmak için binlerce metre derinliğinde jeotermal üretim kuyularına ihtiyaç duyulacak. Lityum çözüldüğünde ise sıvının yer altına geri pompalanması gerekecek. Bu süreç, yakın bölgelerde yaşayan yaklaşık 180 bin kişiyi etkileyebilirken, büyük miktarda su kullanımı nedeniyle Colorado Nehri'nden gelen su kaynakları da zarar görebilir.
Salton Gölü'ndeki bu lityum rezervi, elektrikli araç pazarının büyümesiyle birlikte stratejik bir öneme sahip olabilir ve ABD'nin enerji bağımsızlığını artırma potansiyeli taşıyabilir. Ancak, bu kaynağın çıkartılması ve kullanılması sürecinde çevresel sürdürülebilirlik ve yerel toplulukların etkilenmemesi konularına özel bir önem verilmesi gerekecektir.