Bu bağlamda, kiracının IBAN üzerinden kira ödemeleri, mahkemelik bir duruma dönüşmeye başladı. Gazete Vatan'ın haberine göre, ev sahipleri, kiracıların banka aracılığıyla gerçekleştirdiği kira ödemelerini eksik yatırdıkları gerekçesiyle tahliye talebinde bulunuyorlar. Ancak, kiracıların ödemeleri sırasında bankaların kesinti yaptığı durumda, bu kesintilerin eksik kira olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışma konusu oluyor.
Konuyla ilgili olarak görüşlerini paylaşan Avukat Cansen Erdoğan, IBAN ile yapılan kira ödemelerinde bankaların kestiği havale ücretinin eksik kira olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunu ele aldı. Erdoğan, son dönemlerde kiracı ve ev sahibi arasındaki uyuşmazlıkların arttığını ve kira bedelinin ödeme şekli konusunda da pek çok anlaşmazlık yaşandığını belirtti. Bu anlaşmazlıkların çözümünde sadece Türk Borçlar Kanunu'na değil, diğer kanunlara, mevzuatlara ve düzenlemelere de başvurulduğunu ifade etti.
Erdoğan, havale işleminin bankaların faaliyetleri arasında yer aldığını ve Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili maddelerinde düzenlendiğini vurguladı. Buna göre, havale göndericisinin, bir miktar paranın belirlediği alıcıya ödenmesi için bankayı yetkilendirdiğini dile getirdi. Yargılama sürecinde, mahkemelerin yatırılan kira bedelindeki eksikliği, banka işlemleri nedeniyle oluşan masraflardan kaynaklanan kesintilerden dolayı olduğu şeklinde değerlendirdiğini aktaran Erdoğan, bu durumda ödenmemiş bir kira ücretinin bulunmadığını ve tahliye davasında ev sahibinin haksız olduğu sonucuna varıldığını belirtti.
Ancak, ev sahibinin itirazı üzerine Yargıtay'ın, mahkemenin kararını bozduğunu ifade eden Erdoğan, özetle kira borcunun kiracıya ait olduğunu ve banka kesintilerinden kaynaklanan ödemelerin yapılması gerektiğini vurguladı. Yargıtay'ın ve Yargıtay Genel Kurulu'nun kararlarının yerinde ve hakkaniyete uygun olduğunu belirten Erdoğan, kiracının ödeme yapmaması durumunda temerrüt oluşacağını ve bu durumun tahliye sebebi olarak kabul edilebileceğini ifade etti.