Kaleninsesi ← Ana Sayfa
Yaşam

OGM önünde Kaz Dağları’ndaki ağaç kesimlerine protesto

✍️ Mine Tarım 📅 04 Aralık 2024 15:03 👁️ 54 görüntüleme

İDA Dayanışma Derneği, Kaz Dağları’nda Bayramiç Hacıbekirler mevkiinde gerçekleştirilen orman kesimlerine dikkat çekmek amacıyla protesto düzenlendi.

Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü önünde saat 14.00’te gerçekleşen eylemde, çevre ve doğa dostlarını dayanışmaya davet eden dernek, Kaz Dağları’nda, Cengiz Holding’e bağlı Truva Bakır Maden İşletmeleri A.Ş.’nin Bayramiç Hacıbekirler mevkiindeki ruhsat alanında geniş çaplı orman kesimi yaptığını öne sürdü.

Dernek tarafından yapılan açıklamada, kesimlerin halkın müdahalesine rağmen devam ettiği belirtilirken, ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) Olumlu Kararına karşı açılan iptal davasının Danıştay’da sürmekte olduğu ve karar beklenmeden çalışmalara başlanmasının dikkat çekici olduğu ifade edildi.

Açıklamada, projenin geniş bir alanı kapsadığı, çok sayıda köy ve yerleşim birimini etkilediği, tarım ve doğal orman alanlarını tehdit ettiği, bakır madeni olması nedeniyle insan ve çevre sağlığı açısından risk taşıdığı vurgulandı. Ayrıca, maden projelerinin ilk adımı olan orman kesimlerinin, ekosisteme onarılamaz zararlar verdiği ve bölgedeki nadir türlerin yok olmasına neden olduğu kaydedildi.

"Ormanlarımız plansız kesimlerle yok oluyor"

İDA Dayanışma Derneği, Türkiye ormanlarının karbon tutma kapasitesinin son 20 yılda ciddi şekilde azaldığına ve plansız kesimlerle hızla orman varlığının yitirildiğine dikkat çekti. Dernek, ormanların bir karbon yutağı ve iklim krizine karşı nem tutucu olarak hayati öneme sahip olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı: "Madene verecek bir tek ağacımız, bir karış toprağımız, bir gram suyumuz yok. Ormanlarımızı korumak için bu kesimler durdurulmalıdır."
Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kaz Dağlarında yeniden orman katliamı. Bu kez, Cengiz Holding, Truva Bakır Maden İşletmeleri AŞ ye ait ruhsat alanının Bayramiç Hacıbekirler mevkiinde büyük bir orman kıyımına başladı. Bir ayı aşan bir süredir, yaşlı-genç demeksizin hızla sürdürülen bir kıyım ile karşı karşıya bulunuyoruz. Halkın müdahalesine rağmen ve henüz sonuçlanmamış, ÇED Olumlu Kararına karşı açılmış İptal Davası Danıştay'da sürmekteyken sonucunu beklemeden acele kesimler ile yol alma gayreti çok açıktır. Projenin çok geniş bir alanda planlanması, çok sayıda köyün ve yerleşim biriminin etkileşim alanında kalması, tarım alanlarını, geniş ve doğal orman alanlarını kapsaması, madenin bakır madeni olması nedeni ile doğa ve insan için riskli işlem ve tesisleri barındırması, orman ve açık alan yangınlarına karşı hassasiyet gerektirmesi, kurum izinlerinin önemini ortaya koyarken, ne hikmetse bu izinler ÇED süreçleri Olumlu sonuçlandıktan sonraya bırakılmakta, bakanlıkça onaylanmış bir ‘’Olumlu’’ rapordan sonra şirketler kurum bürokrasilerinde bir engel ile karşılaşmadan bu izinleri alabilmektedirler. Bir çok maden sahasında olduğu gibi, ilk adım olan orman kıyımı Halilağa’da da, genç-yaşlı, doğal orman ayırımı yapmaksızın hoyratça ve acele ile, içinde son buzul çağını atlatmış türleri de barındıran, yüzlerce yılda yetişmeyecek türlerin kıyımı, binlerce yılda oluşmuş bir ekosistemi, börtü böceği, kurdu kuşu ile katliama dönüşen bir talana maruz bırakmıştır. Besbelli ki; OGM nün bizzat yürüttüğü, bütçe harcadığı, emek, verdiği, içine insan ayağının basmaması gereken proje alanları bile bu talanda yok edilmiştir. Manzara vahim, talancılar acımasız, OGM sorumlu ama seyircidir. İklim krizinin etkilerini en somut biçimde yaşadığımız bu günlerde, bir karbon yutağı ve nem tutucu olarak, kuraklaşma ve çölleşmeye karşı son derece ihtiyacımız olan doğal ormanların, orman ekosistemlerinin ve barındırdıkları türlerin yok olmasını durdurmak için bu kesimler durmalıdır. Bu coğrafya daha düne kadar %54 lük bir oran ile orman zengini bir coğrafya iken, bu orman varlığı 20 yılda %45’lere kadar düşmüş,2017 de Türkiye ormanlarının karbon tutma kapasitesi 75 milyon tondan,2021 yılı itibarı ile 41 milyon tona düşmüştür ve ne yazık ki bu ülke, her geçen gün ormanlarını maden sahalarına açarak yitirmekte, plansız kesimler ile hızla azaltmaktadır. Madene verecek bir tek ağacımız, bir karış toprağımız, bir gram suyumuz yoktur. Biz, İDA Dayanışma Derneği olarak, henüz kurum izinleri öncesinde kamuoyu önünde gerekli uyarıları yapmış olmamıza rağmen, bürokrasinin, iktidar destekli bir şirkete karşı etkisiz kalacağından endişe duyuyorduk. Ne yazık endişelerimiz gerçekleşmiş bulunuyor. OGM ne ve Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğüne çağırımızdır. Sorumlusu olduğunuz bu katliamı daha fazla derinleşmeden bir an önce durdurun” denildi.

İlgili Haberler

Çanakkale’de gaziler için anlamlı yürüyüş
18.09.2026
Gökçeada'da Sinema Günleri başladı: Ada halkının sinema keyfi!
18.09.2026
Bozcaada’da hizmet gücü artıyor: Yangın tankerleri, traktör ve vidanjör!
18.09.2026
Biga’nın eski belediye başkanları kabirleri başında anıldı
18.09.2026
ÇTB’den üyelere yerinde ziyaret: Talepler sahada dinlendi!
18.09.2026
Başkan Deniz; "Gelişim için ortak akıl ve iş birliği şart"
18.09.2026
Kaymakam Kaptanoğlu Pınarbaşı Köyü’nde şehit yakını ve gazileri unutmadı
18.09.2026
Taştepe Köyü’nde Halk Toplantısı
18.09.2026
Çanakkale köylerinde ulaşım kalitesi artıyor!
17.09.2026
Biga fuara kilitlendi; Geri sayım başladı!
17.09.2026
MHP Merkez İlçe sahada: Parlak ve yönetiminden önemli temaslar
17.09.2026
Bozcaada'da pazar denetimi!
17.09.2026
Çanakkale’de Ahilik Haftası buluşması
17.09.2026
Gökçeada'nın Kurtuluş Günü ve 19 Eylül Gaziler Günü hazırlıkları başladı
17.09.2026
Çanakkale’de amatör balıkçılara yeni kurallar: Boğaz ve köprü çevresine dikkat
17.09.2026
Yahya Çavuş Kur’an Kursu’nda “Hz. Peygamber ve Güzel Ahlak” programı
17.09.2026