Kaleninsesi ← Ana Sayfa
Sağlık

Otlu peynir ve tuzlu balık tüketimi hipertansiyon riskini artırıyor

✍️ Haber Merkezi 📅 14 Eylül 2024 14:58 👁️ 19 görüntüleme

Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, bölge halkının beslenme alışkanlığını değiştirmesi gerektiği yönünde uyarılarda bulunarak, özellikle otlu peynir ve tuzlu balık tüketiminin hipertansiyon riskini artırdığına dikkat çekti.

Van ve çevre illerinde hipertansiyon, halk sağlığını tehdit eden en büyük sorunlardan biri haline geldi. Sosyal medya hesabında paylaşımda bulunan Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, özellikle yöreye özgü bazı gıda ürünlerinin tansiyon yüksekliğini tetiklediğine vurgu yaptı. Otlu peynir ve tuzlu balığın bu ürünlerin başında geldiğine dikkat çeken Doç. Dr. Sarıkaya, bölgenin en sevilen gıdalarından biri olan otlu peynirde bulunan tuz oranının yüksek olmasının hipertansiyon riskini artırdığını söyledi. Doç. Dr. Sarıkaya, otlu peynirin üretim aşamasında tuz oranının standardize edilmesi gerektiğini belirterek, tuz oranını düşürmek için peyniri tüketmeden önce suda bekletmenin etkili bir çözüm olabileceğini dile getirdi.

“Beslenme alışkanlığımızı değiştirmemiz lazım”

Doç. Dr. Sarıkaya, bölgede tansiyon yüksekliğinin çok yaygın olduğunu söyledi. Aşırı tuzlu tüketim alışkanlığının yanında ilaç uyumunun kötü olmasının tansiyon hastalarının kan basıncının genelde yüksek seyrettiğini ifade eden Sarıkaya, “Sonuç olarak yüksek tansiyona bağlı kalpte büyüme, böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği, kalp krizini daha sık görüyoruz. Otlu peynir, tuzlu balık ve et ürünlerinin aşırı tuzlu tüketilmesi en önemli sebepler. Beslenme alışkanlığımızı değiştirmemiz lazım. Otlu peynir üretilirken tuz oranı için standartizasyon sağlanmalı; tüketilirken de tuz oranını düşürmek için öncesinde suda bekletebiliriz” diye konuştu.

“Van balığının tuzlu tüketimi ciddi bir sorun”

Tuzlu balık tüketiminin tehlikeli olduğuna dikkat çeken Sarıkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Van balığı öncelikle taze tüketilmeli ya da son dönemin en önemli kazanımlardan biri olarak raflarda yerini alan inci kefali konservesi tüketilebilir. Yemek pişirilirken yemeğe tuz katımı çok sınırlandırılmalıdır; bu durum restoranlar için de geçerlidir. Masadan tuzluğu kaldırmalıyız. Günlük tuz ihtiyacımız bir çay kaşığı kadar; bunu da zaten tükettiğimiz besinlerle beraber alıyoruz. Fazlası zarar hem de geri dönüşü olmayan ölümcül zararlar.”

İlgili Haberler

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Baysal uyardı; "Öksürüğün nedeni her zaman akciğer kaynaklı olmayabilir"
17.09.2026
Çan'da kardiyoloji uzmanı göreve başladı!
17.09.2026
Biga Devlet Hastanesi'nde SDS değerlendirmesi; Sağlıklı Bireyler, Güçlü Yarınlar!
17.09.2026
Erken tanı hayat kurtarıyor; Çan'da bilgilendirme standı kuruldu!
16.09.2026
Çan'da HAP tatbikatı!
16.09.2026
Lapseki Devlet Hastanesi’ne yeni uzman hekim
16.09.2026
Çanakkale’de sağlık çalışanlarına “Gebelik, Kadın ve Anne Sağlığı” eğitimi
16.09.2026
Biga'da yeni hekim göreve başladı!
16.09.2026
Sağlığınız için kontrolü ihmal etmeyin!
16.09.2026
Bayramiç Devlet Hastanesi'nde atık yönetimi eğitimi!
16.09.2026
Yenice’de lenfoma farkındalığı için stant açıldı
15.09.2026
Op. Dr. Ali Ömür Aydın'dan hayati uyarı!
15.09.2026
Çanakkale Devlet Hastanesi’nde Robotik Rehabilitasyon Ünitesi hizmete girdi
15.09.2026
Çan Devlet Hastanesi’nden Dünya Sepsis Günü’nde farkındalık mesajı
14.09.2026
Yenice’de Halk Sağlığı Haftası’nda anne ve çocuklara yönelik farkındalık çalışmaları
13.09.2026
Ezine’de tütün kullanımına karşı farkındalık çalışması
13.09.2026