Kaleninsesi ← Ana Sayfa
Gündem

PANDEMİDE ÇOCUK-EBEVEYN İLİŞKİSİ (12.09.2021)

✍️ Haber Merkezi 📅 12 Eylül 2021 10:48 👁️ 0 görüntüleme

Psikiyatri Uzmanı Doktor Yeliz Kasap, pandemi sürecinde çocuk ve ebeveyn ilişkisini değerlendirdi. Kasap, “Özellikle böylesi de...

Covid-19 pandemisiyeni dünya düzeninin kapıları açtı. Salgının küresel boyutlarının kendini hızlı bir şekilde göstermesi ile maske, mesafe ve hijyen kelimelerini sıklıkla duyduk. Covid-19 pandemisi ‘mesafe’ kuralıyla sevdiklerimizle bir araya gelmemizi engelledi ve sosyalleşme yeni bir anlam kazandı. Çocuklar ve ebeveynleri için ise bu durum çeşitli sonuçlar doğurdu. Psikiyatri Uzmanı Doktor Yeliz Kasap, Kaleninsesi Gazetesine verdiği röportajda “Çocuğun ve ailenin ruhsal gelişimi açısından sağlıklı olan; yalnızca güzel anların değil, yaşamın iyi kötü tüm zamanlarının paylaşılmasıdır” sözlerine yer verdi. Kasap, ayrıca “Aileler, bir tarafta bulaş olma ihtimali, bir tarafta çocuğun eğitim ve sosyal gelişiminin devam edebilmesi için okula olan ihtiyaç arasında ciddi karmaşa ve kaygı içindeler” sözlerine yer verdi. Röportajın detayları…

Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Psikiyatri Uzmanı Doktor Yeliz Kasap, İzmir DEU tıp fakültesinin ardından; Bakırköy Prof.Dr.Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastanesinde yaklaşık 5 yıl çalışarak psikiyatri ihtisasını tamamladım. İhtisasım sırasında, terapiler konusunda ekolünün öncülerinden Bdt, şema terapi, hipnoterapi, kabul ve kararlılık terapisi, kişiler arası ilişkiler terapisi, emdr, aile ve çift terapisi, cinsel işlev bozuklukları ve tedavisi üzerine terapi eğitimleri aldım ve halen bu alanda yeni eğitim faliyetlerine devam ediyorum. Psikiyatri uzmanı olarak, Çanakkale Devlet hastanesindeki görevimden 2 yıllık sürenin sonunda ayrılarak, ruh sağlığı alanında daha kapsamlı ve terapiye imkan sağlayan bir ortam sağlamak üzere, kendi psikiyatri kliniğimde devam etme kararı aldım.

“SÜRECE UYUM İÇİN MUTLAKA ZAMAN TANIMALILAR “

Yüz yüze eğitim başladı. Ebeveynler yeniden okula başlayan çocuklarına nasıl yaklaşmalı?

Pandeminin başından bu yana, evde belli bir alanda çocukluğunu yaşamaya çalışan çocuklarımıza, bazen keyifle, bazen de yorgunlukla hatta tükenmişlikle ellerinden geldiğince eşlik etmeye çalıştı değerli ebeveynlerimiz. Bu kadar uzun bir süreden sonra, gerek çocuklarımızın, gerek ebeveynlerimizin hızla uyum sağlamasını beklemek ütopik bir beklenti olacaktır. Özellikle böylesi değişim süreçlerinde, ebeveynler hem kendilerine hem de çocuklarına sürece uyum için mutlaka zaman tanımalılar. Yeni olan her durum, bir önceki durumun iyi ya da kötü kaybıdır. Ve tüm kayıplar, kabul için zaman ister. Örneğin 6 yaşında okula başlayan çocuğun henüz 6 yıldır bu dünyada olduğunu ki bunun da 2 yılını pandemiyle geçirdiğini aklımızdan çıkarmadan, ilk 1 haftada “herşey yolunda annecim-babacım” sinyalleri vermesini beklemeyelim. Her gün okulla ilgili sorular sormak yerine eve geldiğinde onunla 1 saat bile olsa birebir zaman geçirmeli, çocuğun serbest oyun ile kendini deşarj etmesine eşlik etmeli. Çocukların dili oyundur, daha büyük yaştaki çocuklarımız için de okulla ilgili sorulardan ziyade onların ilgi alanları ile ilgili, sorgular tarzdan uzak paylaşım alanları oluşturmak rahatlatıcı olacaktır. Belli bir ruhsal rahatlama sonrası çocuklar, gerek oyunları gerek sohbetleri esnasında, okulda yaşadıkları günün niteliği ile ilgili sinyalleri vereceklerdir.

Çocukların ekranlardan uzak tutulması öneriliyorken uzaktan eğitimle birlikte ekran bağımlılığı arttı. Ebeveynler buna nasıl yaklaşmalı?

Eğitimin online olarak devam ettiği bir yıl geçirdik. İster istemez bilgisayar, tablet ve telefon çocukların kolayca ulaşabildiği, denetimin bir miktar azaldığı alanlar olarak karşımıza çıktı. Ebeveynler şunu bilmeli, ev içindeki sözlü ve sözsüz iletişim (anne babanın birbirine ve çocuklarına hitap şekilleri, davranışlar, söylem sırasındaki üslup, mimikler, alışkanlıklar gibi); çocuk ruhunun suyudur, güneşidir, kısacası elimizdeki tohumun yeşermesi için gerekenlerdendir. Öncelikle ebeveynlerimiz, televizyon, bilgisayar, sosyal medya ve telefonla olan bağlarını bir gözden geçirmelidir. Sonrasında, aile içinde ortak bir elektronik zamanı-süresi belirleme fikri gündeme getirilebilir. Çocukla çatışmaya girmek, inatlaşmak, hemen olumlu sonuç beklemek doğru yaklaşımlar olmaz. Çocuğun okullar açılmadan önceki süreçte elektronikle harcadığı zaman, ebeveyn kendisi de örnek oluşturacak biçimde ve mümkünse iş birliği içinde kademeli azaltılabilir.

“YALNIZCA ÇOCUKLARI DEĞİL, YETİŞKİNLERİ DE ETKİLEDİ”

Bireyden ziyade bağımlı çocuklar mı yetişiyor?

Bağımlılık; aileye, çevreye, yeme-içmeye, elektroniğe, alkol-madde-ilaca her türlü özne ve nesneye yönelik olabilen oldukça geniş bir kavram. Birey olabilmek de, hem “bir” hem de “biz” olabilmekle yakından ilişkilidir. Pandemi sürecine bakacak olursak, toplumsal alanlarda yaşanan bulaş kaygısı ve mecburi yasaklardan; (okul, komşuluk, yolculuk, sohbet edilen diğer ortamlar..) yalnızca çocukları değil, yetişkinleri de etkiledi. Ebeveynlerin çocukları ile daha fazla zaman geçirdiği bu süreçte, geçirilen zamanın kalitesine göre hem çocuk-ebeveyn ilişkisi, hem karı-koca ilişkisi aile içinde yeniden düzenlendi. Olumlu ya da olumsuz değişen bu yeni aile dinamikleri, haliyle geleceğin yetişkini olan çocuklar için ilerideki insan ilişkileri açısından da oldukça önemli.

Bu süreçte ebeveynlerde çocuklarına mı bağımlı oldu? Sosyalleşemeyi çocuklarıyla mı gideriyorlar?

Her aile kendi içinde ayrı dinamikler bütünüdür, bambaşka ilişki biçimleri ile iletişim halindelerdir. Kendi kişilik özelliği olarak bağımlılığa daha yatkın olan ebeveynlerde, çocukla içiçe geçme şeklinde bir ilişki biçimi görme ihtimalimiz yüksek tabi bu süreçte. Böyle bir durumu bir şekilde farkeden ebeveynlerimize önerim, kendilerine sosyal alan açmaları, ulaşılması mümkün hobiler edinmeleridir ilk iş. Yine kademeli ve yavaş bir ritim içinde çocuğa da özgür bir alan açmayı ve bağımlı olmadan da bağlı olunabileceğini bilmeleri önemlidir.

“EBEVEYNLER SORUMLULUKLARI BELLİ ÖLÇÜLERDE PAYLAŞMALIDIR”

Okulların açılma tartışmalarında en çok annelerin üzerine gidildi. Tek iş çocuk gibi düşünülerek ayrıca yıpratıldı. Yorumunuz nedir?

Kadın ya da erkek fark etmeksizin, anne-baba olduktan sonra insan, çok kıymetli ve emek isteyen bir sorumlulukla karşı karşıyadır. İnsan yavrusunun uzun yıllar süren ve zorunluluktan öte gönüllülük esasına dayanan bu fiziksel-ruhsal bakım sürecinde, ebeveynler sorumlulukları belli ölçülerde paylaşmalıdır. Çocuğun ve ailenin ruhsal gelişimi açısından sağlıklı olan; yalnızca güzel anların değil, yaşamın iyi kötü tüm zamanlarının paylaşılmasıdır.

Çocukların pandemiyi kavrama süreci nasıl gelişti? Nasıl geçmeli?

Temizlik ve hijyen konusu bulaş riski nedeniyle gerek çevremizde gerekse medyada yoğun bahsedilen bir konu olduğundan, çocuklar da haliyle sürece bir şekilde adapte oldular. Kendini bulaştan korumanın yollarını anlatmanın, çocuğun yaş ve bilişsel durumuna göre çok çeşitli yolları var. Oyun, resim, tiyatral, hikayeler, kitap veya didaktik anlatım gibi. Burada asıl olan çocuğa bu sürecin kim tarafından ve ne şekilde izah edildiğidir. Bir çocukla temas halindeki her birey, bu bağlamda biraz ilgi ve anlayış ile yaklaşırsa bu dönem daha olumlu geçecektir.

Eklemek istediğiniz başka bir konu var mı?

Son olarak şunu söylemek isterim, aile; kendi içinde bir sakinlik sağlamaya özen gösterirse, her türlü yaşamsal sorun kendi kabul sürecini başlatacaktır.

Damla YELTEKİN

İlgili Haberler

17 Eylül Süper Loto sonuçları! 17 Eylül Süper Loto kazandıran numaralar hangileri? Süper Loto büyük ikramiye kime çıktı?
17.09.2026
Kiralık TOKİ kira fiyatları ne kadar? İstanbul 1+1, 2+1, 3+1, 4+1 kiralık konut ücretleri
17.09.2026
Galatasaray Barcelona maçı hangi kanalda, şifresiz mi? GS Barcelona maçı ne zaman, saat kaçta ve nerede?
17.09.2026
İstanbul TOKİ kiralık evler nerede? 1+1, 2+1, 3+1, 4+1 TOKİ kira fiyatları ve başvuru şartları
17.09.2026
EKPSS tercih kılavuzu 2026 yayımlandı mı? Engelli memur alımı tercih tarihleri için ÖSYM açıklaması
17.09.2026
Sevdan Bir Ateş oyuncuları kimler, hangi karakteri oynuyor? Mirza, Leyla, Hüma ve diğer karakterler
17.09.2026
Alıkara kaçıncı bölümde? Alıkara 3. bölüm ve 4. bölüm ne zaman, yeni bölüm hangi gün yayınlanıyor?
17.09.2026
Çılgın Sayısal Loto sonuçları 16 Eylül 2026! Büyük ikramiye ne kadar, kaç kişi 5 bildi?
17.09.2026
16 Eylül 2026 Şans Topu çekiliş sonucu! Kazandıran numaralar neler? İkramiye dağılımı ne kadar?
17.09.2026
Var Mısın Yok Musun yeni bölüm ne zaman, kaçıncı bölümde kaldı, bu hafta neden yok?
17.09.2026
Green Card DV-2027 başvuruları kaçıncı ayda başlayacak? Çekiliş ne zaman, başvuru tarihi açıklandı mı?
17.09.2026
Faizsiz kredi şartları 2026: 100 bin TL’ye kadar 0 faizli kredi kimlere veriliyor, yeni müşteri olma şartı nedir?
17.09.2026
ÇAN2 Termik Santrali, Çan’ın değerlerini yaşatırken geleceğine yatırım yapıyor
17.09.2026
Kızılcık Şerbeti 5. sezon ne zaman başlıyor? 139. bölüm tarihi, yayın günü ve saati belli oldu
17.09.2026
VGM bursu ne kadar 2026? 4 bin TL burs başvurusu ne zaman, VGM yükseköğrenim bursu şartları neler?
17.09.2026
2026-2027 İBB burs başvurusu ne zaman? İBB Genç Üniversiteli bursu nasıl alınır, kimler başvurabilir?
17.09.2026