Kaleninsesi ← Ana Sayfa
Sağlık

Parkinson Hastalığına Dikkat: Sinsi Başlar, Yavaş İlerler

✍️ İHA 📅 10 Nisan 2025 14:18 👁️ 53 görüntüleme

11 Nisan Dünya Parkinson Günü, toplumda farkındalık yaratmak ve hastalığın erken teşhisinin önemine dikkat çekmek amacıyla düzenleniyor. Parkinson hastalığı, Alzheimer’dan sonra en sık görülen ikinci nörodejeneratif hastalık olarak karşımıza çıkıyor. Uzm. Dr. Selda Özşahin hastalığın belirtileri ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi. Özşahin, erken tanı ve tedavinin hem semptomların yönetiminde hem de hastalığın ilerlemesini yavaşlatmada büyük rol oynadığını belirtti.

Parkinson Nedir? Beyindeki Sessiz Kayıp

Parkinson hastalığı, nörodejeneratif hastalıklar arasında Alzheimer’dan sonra en sık rastlanan ikinci hastalık olarak öne çıkıyor. Dünya genelinde insan topluluklarını odak alan çalışmalar, 55 yaş üzerindeki bireylerde bu hastalığın görülme oranının yüzde 1 civarında olduğunu, 80’li yaşlarda ise bu oranın yüzde 3-4’e kadar yükseldiğini gösteriyor. Medicana Çamlıca Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Selda Özşahin, hastalığın başlangıç yaşının genellikle 50-60 yaş aralığında olduğunu ifade ederken, "Parkinson, beyindeki dopamin üreten hücrelerin kaybıyla gelişen bir hastalıktır. Yani, Parkinson belirtilerinin ortaya çıkması için bu hücrelerin yaklaşık yüzde 60-70’inin kaybedilmesi gerekir. Bu da hastalığın ani değil, sinsi ve yavaş bir şekilde başlamasına neden olur" dedi.

Parkinson hastalığı, beyindeki dopamin üreten sinir hücrelerinin zamanla yok olması sonucu ortaya çıkan, yavaş ilerleyen kronik bir hastalıktır. Dopamin, hareketlerimizi düzenleyen temel nörotransmitterlerden biridir. Bu hücrelerin %60 ila %70’i kaybedilmeden Parkinson belirtileri görülmez.

?  Nörotransmitter Nedir?

Nörotransmitterler, sinir sistemindeki birçok işlevi kontrol ederek oradan gelen mesajları hedef hücrelere taşımakla görevli olan kimyasal habercilerdir. Vücudun, her yerinde sinir hücrelerine ve onların hedef hücrelerine elektrik sinyalleri gönderen ve alan geniş bir sinir ağı bulunur. Sinir sistemi zihinden kaslara ve organ fonksiyonlarına kadar her şeyi kontrol etmekle yükümlüdür. Sinir hücreleri tüm vücuttan bilgi gönderip alarak çalışmasını sürdürür.

İlk Belirtiler: Sessiz Ama Etkili Sinyaller

Parkinson’un en yaygın görülen belirtileri şunlardır:

Titreme: Genellikle bir elde başlar.
Hareketlerde yavaşlama (bradikinezi): Günlük işlerde zorlanma, tepki süresinde uzama.
Kas sertliği: Kol, bacak veya gövdede sertlik hissi.
Denge bozukluğu ve postür değişikliği: Eğik duruş, ayak sürüyerek yürüme.
Uzm. Dr. Özşahin’e göre hastalık çoğunlukla vücudun bir yarısında başlar. İlk belirtiler, çoğu zaman bir elde titreme, yazının küçülmesi (mikrografi), yürürken kol sallamamanın fark edilmesi gibi küçük değişimlerle ortaya çıkar.

Parkinson Günlük Yaşamı Nasıl Etkiler?

Hastalığın ilerleyen evrelerinde bireylerin günlük aktivitelerinde ciddi kısıtlamalar oluşabilir:

Düğme ilikleme, çatal-kaşık kullanma gibi ince motor beceriler zorlaşır.
Yatakta dönmek, oturup kalkmak güçleşir.
Koku alma duyusu zayıflar.
Omuz, sırt ve kol ağrıları gibi fiziksel rahatsızlıklar artar.

Eğer yazınızın giderek küçüldüğünü fark ediyor ya da günlük işlerde normalden fazla zorlanıyorsanız, bir nöroloji uzmanına görünmeniz önerilir.

Erken Belirtiler Her Zaman Hareketle İlgili Değildir

Kabızlık ve uykuda davranış bozukluğu erken dönem belirti olabilir.

"REM uykusu davranış bozukluğu (rüya görme evresinde sıçrama, bağırma, konuşma), koku kaybı (anosmi) ve kabızlık gibi semptomlar Parkinson hastalığının motor bulgularından yıllar önce başlayabilir" diyen Uzm. Dr. Selda Özşahin, ayrıca hastaların çoğunda zihinsel işlev bozuklukları da görülebileceğine ve hastalığın ilerleyen yıllarında demans gelişme riskinin yüksek olduğuna dikkat çekti. Parkinson hastalığında erken tanı ve tedavinin önemini vurgulayan Uzm. Dr. Selda Özşahin,"Özellikle orta yaş ve üzerindeki bireylerde bu belirtiler gözlemlendiğinde bir nöroloji uzmanına başvurulması çok önemlidir. Erken tanı, hastalığın gidişatını yavaşlatabilir ve hastanın yaşam kalitesini artırabilir" diye konuştu.

Kimler Risk Altında?

Yaş: 55 yaş üzerindeki bireylerde Parkinson görülme oranı %1 civarındadır.
Aile öyküsü: Genetik yatkınlık söz konusu olabilir.
Çevresel faktörler: Tarım ilaçları, toksinlere maruz kalma riski artırabilir.
Travmalar: Baş bölgesine alınan darbeler de hastalıkla ilişkilendirilmektedir.

Erken Tanı Neden Bu Kadar Önemli?

Erken tanı sayesinde:

Tedaviye daha erken başlanabilir.
Semptomlar daha hafif seyredebilir.
Yaşam kalitesi korunabilir.
İlerlemeyi yavaşlatan ilaçlar daha etkili olabilir.
Dr. Özşahin, "Özellikle 50 yaş üstü bireyler kendilerinde ya da yakınlarında bu tür belirtileri fark ettiklerinde mutlaka bir nöroloji uzmanına danışmalıdır," diyerek farkındalığın altını çizdi.

Kaynak: İHA

İlgili Haberler

Kaymakam Kayabaşı’ndan hastane ziyareti!
13.08.2026
Erenoğlu’ndan ÇOMÜ Hastanesi Mesajı: “Daha İyi Olması İçin Çalışıyoruz”
10.08.2026
ÇOMÜ'lü akademisyenin Yerli üretim "BOTOKS Etkili" Kremi eczanelerde
09.08.2026
Ezine İlçe Sağlık Müdürlüğünden Köylerde KKKA ve Sıtma Bilgilendirme Seferberliği
08.08.2026
Eceabat Devlet Hastanesi’nden annelere önemli emzirme mesajı
08.08.2026
Yenice Devlet Hastanesinde Toplantı
08.08.2026
Çanakkale'de Dünya Emzirme Haftası'na farkındalık etkinliği
07.08.2026
Yazın serinlerken diş sağlığınızı tehlikeye atmayın
07.08.2026
ÇOMÜ Hastanesi’nde farkındalık standı!
06.08.2026
Beyin tümörü ameliyatlarında ÇOMÜ imzası!
06.08.2026
ÇOMÜ Hastanesi'nde laparoskopik yöntemle başarılı ameliyat!
06.08.2026
Yazın serinlerken diş sağlığınızı tehlikeye atmayın
06.08.2026
Çan Devlet Hastanesi'nde Dünya Emzirme Haftası İçin Farkındalık Standı Kuruldu
05.08.2026
Denizaltı değil, şifa kapsülü
05.08.2026
Biga Devlet Hastanesi'nde ilaç güvenliği masaya yatırıldı
04.08.2026
Bozcaada Belediyesi'nden 65 yaş üstüne evde sağlık takibi
03.08.2026