Cezayirli kadının 35 yıl boyunca bu durumdan habersiz bir şekilde taşıdığı belirlendi. Litopedion olarak adlandırılan bu durum, fetüsün hamilelik sırasında ölmesi ve vücut tarafından emilemeyecek kadar büyük olması durumunda ortaya çıkıyor. Bu durumda fetüs, anneyi enfeksiyona karşı korumak amacıyla taşlaşıyor.
Uzmanlar, nadir görülen bu durumun genellikle belirti vermediğini ve insanlar tarafından fark edildikten sonra bile genellikle herhangi bir müdahale yapılmadığını belirtiyor. Dr. Kim Garcsi, Cleveland Üniversite Hastaneleri Vaka Tıp Merkezi'nden, dokudaki kireçlenmenin enfeksiyondan koruma sağladığını ancak aynı zamanda fetüsün yıllarca fark edilmeden kalabilme özelliği taşıdığını ifade etti.
Litopedion vakaları oldukça nadir olup, 1996 yılında Journal of the Royal Society of Medicine'de yayınlanan bir makaleye göre sadece 290 belgelenmiş vakadan söz edilmektedir. Bu vakalar arasında en eski olanı 1582 yılına dayanmaktadır.
Bu olay, daha önceki benzer durumları hatırlatan başka örnekleri de gündeme getiriyor. Fransız Madame Colombe Chatri'nin 68 yaşındayken yapılan otopsisinde midesinde taşlaşmış bir bebek taşıdığı ortaya çıktı ve bu durumun hayatı boyunca ona "şişmiş, sert ve ağrılı" bir his yaşattığı belirtildi. Aynı şekilde, 92 yaşındaki Çinli kadın Huang Yijun'un yarım yüzyıldan fazla süredir taşıdığı taş bebeği aldırması ve Kolombiyalı yaşlı bir kadının 40 yıl boyunca taşlaşmış bir fetüsü taşıdığının tespit edilmesi, litopedion vakalarının ender görülen ancak etkileyici bir gerçekliği olarak karşımıza çıkıyor.