Kaleninsesi ← Ana Sayfa
Sağlık

Tavuk karası hastalığı nedir?

✍️ Haber Merkezi 📅 14 Ekim 2017 20:20 👁️ 0 görüntüleme

'Tavuk karası' ya da 'gece körlüğü' olarak bilinen Retinitis Pigmentosa hastalığına dair bilinmesi gerekenleri Doç. Dr. Nur Aca...

Tavuk karası nedir?

Halk arasında ‘tavuk karası’ ya da ‘gece körlüğü’ olarak adlandırılan Retinitis Pigmentosa, genetik geçişli olan ve özellikle akraba evliliklerinde sık rastlanan bir hastalık. Kişinin önce görüş alanını daraltan, zamanla renkler ve ışık derken sonunda görme yetisinin kaybolmasına yol açan hastalık, yaşam kalitesini düşürüyor, başkasına zorunlu hale gelmesine, genç yaşta sosyal hayattan kopmasına ve içe kapanmasına neden olabiliyor.

Tavuk karası tedavisi nasıldır?

2000’li yıllara kadar tıpta ‘tedavisi olmayan’ hastalık olarak görülen tavukkarasında artık umut ışığı giderek daha güçlü yükseliyor. Tedavide umut veren o yöntemin adı biyonik göz! Acıbadem Maslak Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nur Acar Göçgil, son yıllarda dünyada yaklaşık 280 tavukkarası hastasının yeniden bir miktar görebilmesini sağlayan ve ülkemizde de bugüne dek 13 hastaya hayat ışığı olan Biyonik Göz (Epiretinal implant) ameliyatının ilk uygulayıcılarından. Dünyada ve ülkemizde sayılı merkezlerde gerçekleştirilen biyonik göz ameliyatının; 25 yaşı doldurmuş olan ve tavuk karası nedeniyle görme yetisini kaybeden ancak görme sinirleri sağlam kalan hastalarda uygulanabildiğini belirten Doç. Dr. Nur Acar Göçgil “Bu hastalar daha çok depresyonda, umutsuz ve içe kapanmış kişiler oluyor. Onlara yeniden hayat ışığı verebilmek, yeniden bir ölçüde görmelerini sağlayabilmek artık teknolojideki ilerleme ve hekimlerin tecrübesiyle mümkün hale geldi. Ameliyatın ardından hastanın gayreti, rehabilitasyon dediğimiz süreçte verdiğimiz egzersizleri düzenli çalışması ve ailenin de desteği, görmenin boyutlarını belirleyici çok önemli faktörler oluyor” diyor.

Elektronik çip ve kameralı gözlük

Biyonik Göz ameliyatının ardından kişinin kameralı gözlük kullanmaya başladığını belirten Doç. Dr. Nur Acar Göçgil, ameliyat sürecini şöyle anlatıyor: “Ameliyatın mutlaka bu konuda tecrübeli ve onaylanmış hekimlerce yapılması gerekir. Genel anestezi ile yaklaşık 2-4 saat süren ameliyatla hastanın gözünün içine ve göz küresinin yanına yerleştirdiğimiz implant iki parçadan oluşuyor. Gözün içine yerleştirdiğimiz kişiye özel üretilen, elektronik anteni, antenin ucunda elektronik kablo ve 60 elektrottan oluşan çipin olduğu silikon bir implant. Dışarıdan baktığınızda hiçbir şekilde fark edilmiyor. Hasta, ameliyat sonrası hastanede doktor kontrolünde özel birtakım eğitim sürecinden geçiyor. Biyonik göz, üzerinde kamera bulunan bir elektronik gözlükle çalışıyor. Kişi gözlüğü kullanmayı öğrenip rehabilitasyon sürecinde egzersizlerini de yaptıkça yavaş yavaş görmeyi hatırlıyor ve görmeye başlıyor.” Elektronik gözlüğün üzerindeki kamera, görüntüleri merkezde 20cm*20cm derecelik alanda alıp, hastanın yanında taşıyacağı küçük bir el çantasının içindeki mini bilgisayara iletiyor. Görüntüler bilgisayarda gözün anlayacağı elektronik sinyallere dönüştürülüyor ve bu sinyaller gözlükteki elektronik antene, oradan da elektronik çipe gönderiliyor ve elektriksel veri şeklinde kalan retina hücrelerini uyarıyor. Ameliyattan sonraki rehabilitasyon sayesinde hasta kendi gayretine de bağlı olarak objeleri görmeye başlıyor. Dünyada görülme sıklığı 4 binde 1 olan tavukkarası hastası sayısının ülkemizde 20 bin, biyonik göze uygun özellikteki hasta sayısının da yaklaşık 2-3 bin civarında olduğu tahmin ediliyor.

Kendi ihtiyaçlarını karşılayabiliyor

Doç. Dr. Nur Acar Göçgil “Hasta grinin tonlarında siluet tarzında görmeye başlıyor. Örneğin odadaki eşyaları, bir iki metre uzaklıktan öncelikle odanın kapısı, masa gibi büyük cisimleri, daha sonra masanın üstündeki bardak, kaşık gibi daha küçük objeleri görüp, 10-20 cm büyüklüğündeki yazıları okuyabiliyor, kendisine uzatılan eli görüp tokalaşabiliyor, yemeğini yiyebilip ihtiyaçlarını kendisi yapabilir hale geliyor” diyor. Ameliyat sonrasında rehabilitasyon sürecinde azimli ve yapıcı olmak, egzersizleri yaparken aile ya da yakın çevreden destek almak, sigara içmemek ve sağlıklı beslenmek de çok önemli.

Tavuk karasında erken teşhis önemli

Doç. Dr. Nur Acar Göçgil, tavuk karasında 100’den fazla genin sorumlu olduğunu, bu nedenle hastalığın seyrinin kişiden kişiye farklılık gösterdiğini, bazı hastalarda küçük yaşta bazılarında ise 10- 20’li yaşlarda ortaya çıkabildiğini belirterek “Anne babalar çocuklarını çok iyi gözlemlemeli ve onların hava karardığında ya da loş ışıkta sağlıklı bir şekilde görüp göremediklerini kontrol etmeli. Sıklıkla bu sorun ebeveynlerce fark edilmiyor, göz muayenesinde de retina yüzeyinde hastalığın belirtisi olan lekelenmeler oluşmadıysa sıklıkla atlanabiliyor. Bir gözlük verilip yine çocuk yaşamına devam edebiliyor. Oysa çocuğun gelişimi, meslek seçimi ve ileride gelişebilecek diğer tedavileri açısından erken yaşta doğru tanı konulması çok önemli” diyor.

HABER MERKEZİ

İlgili Haberler

Kaymakam Kayabaşı’ndan hastane ziyareti!
13.08.2026
Erenoğlu’ndan ÇOMÜ Hastanesi Mesajı: “Daha İyi Olması İçin Çalışıyoruz”
10.08.2026
ÇOMÜ'lü akademisyenin Yerli üretim "BOTOKS Etkili" Kremi eczanelerde
09.08.2026
Ezine İlçe Sağlık Müdürlüğünden Köylerde KKKA ve Sıtma Bilgilendirme Seferberliği
08.08.2026
Eceabat Devlet Hastanesi’nden annelere önemli emzirme mesajı
08.08.2026
Yenice Devlet Hastanesinde Toplantı
08.08.2026
Çanakkale'de Dünya Emzirme Haftası'na farkındalık etkinliği
07.08.2026
Yazın serinlerken diş sağlığınızı tehlikeye atmayın
07.08.2026
ÇOMÜ Hastanesi’nde farkındalık standı!
06.08.2026
Beyin tümörü ameliyatlarında ÇOMÜ imzası!
06.08.2026
ÇOMÜ Hastanesi'nde laparoskopik yöntemle başarılı ameliyat!
06.08.2026
Yazın serinlerken diş sağlığınızı tehlikeye atmayın
06.08.2026
Çan Devlet Hastanesi'nde Dünya Emzirme Haftası İçin Farkındalık Standı Kuruldu
05.08.2026
Denizaltı değil, şifa kapsülü
05.08.2026
Biga Devlet Hastanesi'nde ilaç güvenliği masaya yatırıldı
04.08.2026
Bozcaada Belediyesi'nden 65 yaş üstüne evde sağlık takibi
03.08.2026