Kaleninsesi ← Ana Sayfa
Yaşam

Türkiye'de yeni "Yangıç" türü keşfedildi

✍️ Haber Merkezi 📅 18 Eylül 2023 11:12 👁️ 399 görüntüleme

Türk bilim adamları, Mersin’in Anamur ilçesindeki Morca mağarasının derinliklerinde yeni bir tür olan yangıç (amphıpoda: gammarıdae) türünü keşfetti.

 Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimleri Bölümü İç Sular Biyolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Özbek ve Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Aydın, çift ayaklılar grubuna ait karideslerin akrabası olan ve halk arasında “yangıç” ismiyle anılan canlı türünü bilim dünyası literatürüne kazandırdı.
Morca Mağarası’nın Türkiye’nin 3’üncü en derin mağarası olduğunu belirten Prof. Dr. Özbek, “Ülkemiz mağaralar bakımından oldukça zengin bir coğrafyada yer alıyor ve 200’den fazla mağaraya ev sahipliği yapıyor. Bu mağaralardan bazıları dikey mağaralar olup, oldukça derin olabilir. Dikey ve yatay olabilen mağaraların özellikle içinde su bulunanlarında bu ortamlara uyum sağlamış ilginç sucul canlılar bulunabilir. Bu canlılar arasında böcek türleri olabildiği gibi, yangıçlar, sucul top böcekleri ve hatta balıklar bile olabilir. Derin ve uzun mağaralardaki bu habitatlar genellikle de bilim camiası tarafından henüz tanımlanmamış canlılara ev sahipliği yapıyor. Morca Mağarası Anamur sınırları içinde 2 bin 100 metre rakımda yer alan bir dikey mağaradır. Son yıllarda yapılan çalışmalarla keşfedilen mağara, kendine özel bir yapıya sahip olup, yaklaşık bin 260 metre derinde küçük gölcükler barındırır. Bu özelliğiyle Morca Mağarası Türkiye’nin 3’üncü en derin mağarası olup, dünyada da sayılı derin mağaralardan biridir” dedi.

“Endemik canlı sayısının artışına katkı”
Keşfin buluş sürecini anlatan Prof. Dr. Özbek, “Yerli ve yabancı profesyonel mağara araştırıcıları tarafından incelenen mağaranın en derin yerinde yer alan gölcüklerde yaşayan yangıç bireyleri olduğu görülmüştür. Bireylerden alınan örnekler, kendisi de profesyonel bir mağaracı olan Prof. Dr. Gökhan Aydın tarafından bana iletildi. Yaptığımız mikroskobik ve taksonomik incelemeler sonucunda, bu örneklerin yeni bir yangıç türüne ait olduğunu tespit ettik ve bu yeni canlıya yaşadığı mağaraya ithafen ‘Gammarus morcae’ ismi verdik. Dünyada sadece Morca Mağarası’nda yaşayan bu canlı türünün tespit edilmesiyle birlikte ülkemize özgü endemik canlıların sayısı bir tane daha artırılmış oldu. İki araştırıcının ortak çalışması şeklindeki makale ülkemizin saygın bilimsel dergilerinden biri olan Turkish Journal of Zoology dergisinde yayınlandı” diye konuştu.


Tespit edilen canlının göl ve akarsularda yaşayan akrabalarında gelişmiş gözleri bulunduğu halde, yeni keşfedilen türde gözler bulunmadığını belirten Prof. Dr. M. Özbek, “Bu durum derin yeraltı sularında yaşamaya uyum sağlamış canlılarda sıklıkla görülen bir özellik. Bir canlının gözlerinin adaptasyon sonucu kaybolması için ortalama yüz bin yıl geçmesi gerekiyor. Işık olmayan bir ortamda yaşayan canlılar gözlerinin yerine kimyasal reseptörler ve uzamış ekstremiteler geliştiriyor. Bu yaptığımız keşif yeni bir tür tanımlamanın yanında, yeraltı sularında yaşayan canlılar arasında en derinden raporlanmış çalışmalardan biri olması bakımından da önemlidir” ifadelerini kullandı.

“Mağara aydınlatmaları canlı türüne zarar verebilir”
Prof. Dr. Özbek, “Dünyada biyolojik çeşitlilik açısından bazı önemli alanlar vardır. Bunlar sıcak noktalar olarak tanımlanmışlardır. Ülkemiz biyolojik çeşitlilik açısından bu önemli alanlardan üç tanesinin ortasında yer alır ve bu yüzden de biyolojik çeşitlilik açısından çok önemlidir. Son yıllarda özellikle akarsu ve göllerimizde çok büyük kirlilik sorunları var. Canlıların yaşamı için çevre bilincinin önemine dikkat etmeliyiz” dedi.
Bazı mağaraların turizme açılması nedeniyle, içeride aydınlatma yapılmasının orada yaşayan canlıların yaşam ortamlarında suni bir değişime sebep olduğunu, bu nedenle de orada yaşayan ve karanlıkta yaşamaya uyum sağlamış canlıların oradan kaçtığını veya tamamıyla ortamdan yok olduğunu belirten Prof. Dr. M. Özbek, “Bu durum ülkemiz biyoçeşitliliği açısından olumsuzluklara neden olmaktadır çünkü bir mağaraya endemik olan bir canlı türü başka bir mağarada genellikle bulunmaz. Mağara ekosisteminde meydana gelen bu değişimler genellikle türün tamamen yok olmasıyla sonuçlanabilir ki bu hiç istemediğimiz bir durumdur” şeklinde konuştu.

İlgili Haberler

Çanakkale’de gaziler için anlamlı yürüyüş
18.09.2026
Gökçeada'da Sinema Günleri başladı: Ada halkının sinema keyfi!
18.09.2026
Bozcaada’da hizmet gücü artıyor: Yangın tankerleri, traktör ve vidanjör!
18.09.2026
Biga’nın eski belediye başkanları kabirleri başında anıldı
18.09.2026
ÇTB’den üyelere yerinde ziyaret: Talepler sahada dinlendi!
18.09.2026
Başkan Deniz; "Gelişim için ortak akıl ve iş birliği şart"
18.09.2026
Kaymakam Kaptanoğlu Pınarbaşı Köyü’nde şehit yakını ve gazileri unutmadı
18.09.2026
Taştepe Köyü’nde Halk Toplantısı
18.09.2026
Çanakkale köylerinde ulaşım kalitesi artıyor!
17.09.2026
Biga fuara kilitlendi; Geri sayım başladı!
17.09.2026
MHP Merkez İlçe sahada: Parlak ve yönetiminden önemli temaslar
17.09.2026
Bozcaada'da pazar denetimi!
17.09.2026
Çanakkale’de Ahilik Haftası buluşması
17.09.2026
Gökçeada'nın Kurtuluş Günü ve 19 Eylül Gaziler Günü hazırlıkları başladı
17.09.2026
Çanakkale’de amatör balıkçılara yeni kurallar: Boğaz ve köprü çevresine dikkat
17.09.2026
Yahya Çavuş Kur’an Kursu’nda “Hz. Peygamber ve Güzel Ahlak” programı
17.09.2026