Denizlerde 1 Eylül itibariyle sona eren av yasağının ardından ‘Vira Bismillah’ diyerek ağlarını denize bırakan balıkçıların yüzü hamsi ile güldü. Yeni av sezonu ile tezgahlarda yerine alan hamsiye vatandaşlar ilgi gösterirken, balık restoranlarında da vatandaşların ilk tercihi hamsi oldu. En sevilen ve en çok tüketilen balık olan hamsinin en çok tavası, ızgarası ve buğulaması tercih edilirken, son yıllarda Trabzonluların yanı sıra şehir dışından gelenlerin de uğrak yeri olan balık restoranının işletmeciliğini yapan Kaan Bayram balık pişirmenin püf noktalarını anlattı.
Acun Ilıcalı, Ali Koç, Şafak Sezer, Şenol Güneş, Abdullah Avcı gibi ünlü isimlerinin de tercih ettiği işletmede, mevsim balıklarının yöresel yöntemler ile nasıl hazırlandığı anlatan Kaan Bayram, 15 yıldır balık işletmeciliğini yaptığını belirterek, “Şuan normalde hamsi sezonudur. Biz hamsinin olmasını biraz geç bekliyorduk ama bu sene bol olacak gibi görülüyor. Palamut bekliyorduk ama palamut olmadı. Gelen misafirlerimiz genelde hamsi çok olduğu ve lezzetli olduğu için tercih ediliyor. Hamsinin yanında mezgit tercih edenlerde oluyor” dedi.
Hamsinin Trabzon ve Karadeniz ile özdeşleşmiş bir durumu olduğunu kaydeden Bayram, “Akla ilk hamsi ve Trabzonspor geliyor. Bu iki faktör şehrimiz için çok önemli. Hamsinin ızgarası, pilaki, tava, pilavı oluyor. Aklınıza gelebilecek her şey hamsiden oluyor. Trabzon'da uzun bir zaman avlanması nedeniyle bizim için çok önemli. Şuan kızartmasını yapıyoruz. Az yağda, az mısır ununda şuanda en maktulü bu. Gelen misafirlerimize hamsi yağlanmadığı ızgara önermiyoruz. Ekim sonları Kasım başları o aralarda hamsi daha da yağlanıyor. O zaman ızgarası daha iyi olur” şeklinde konuştu.
“Hamsi pişirmenin ince detayları var”
“Balık pişirirken benim püf noktam balığın taze olması”
Palamutun keserken çok dikkat edilmesi gerektiğini belirten Bayram, “Bu işi severseniz bunlara merak duyarsanız bunların peşini gidersiniz. Buraya gelen insanlar güzel bir şekilde ağırlanmak istiyor. Bende herkes gibi balık pişiricisi değilim. Bunlara çok dikkat ediyorum. Balık pişirirken benim püf noktam balığın taze olması. Balık taze ise bahsettiğim şeyleri sıra sıra yaparım. Prensibim balığın taze olmasıdır. Kızartma yöntemi ızgaraya, tavaya ve buğulamaya ve diğer pişirme yönetimine göre hepsi farklılık gösterebiliyor. Palamut pulsuz bir balıktır. Çok hassas bir balıktır. Palamut kesilirken bile çok dikkat edilmesi lazım. Hemen kendini bırakır hem de deforme olur. Palamutta çok fazla mısır ununu değil de genelde unsuz çok az yağda kızartmasını yapıyoruz. Çünkü hemen pişebiliyor. İçindeki dokuları çok farklıdır kırmızı et gibi değildir. Buharda bile çok rahat pişebilir. Ama hamsi öyle değil. Pullu bir balık olduğu için pişme şekli biraz daha farklıdır” ifadelerini kullandı.
"Palamut balığı daha çok siyah etli balık olduğu için kızartması ağır olabilir”
“Mezgit çok hafif bir balıktır”
Mezgit balığının ızgarasının olmadığını kaydeden Bayram, “Mezgit çok hafif bir balıktır. Beyaz etlidir. Izgarası olmaz. Piştiği zaman hemen dağılabilen bir balık. Bunu en makbulü az mısır ununda hamsi misali az yağda tavada yavaşça pişirilmesidir. Çok hafiftir. Bu zamanda en çok tükettiğimiz balıklar hamsi, mezgit oluyor” şeklinde konuştu.
“Arap turistler genelde balığın ızgara ve kızartmasını seviyorlar”
Ortadoğu ve Körfez ülkelerinden gelen turistlerinde balığa ilgi gösterdiğini vurgulayan Bayram, “Arap turistler genellikle büyük balıkları tüketmeyi seviyor. Şuanda Arap yoğunluğu giderek azalıyor ama balığa çok ilgi duyuyor. Balık tüketiyorlar. Severek tüketiyorlar. Akdeniz ülkelerinde böyle lezzetli balık bulup da yiyebildiklerini zannetmiyorum. Arap turistler genelde balığın ızgara ve kızartmasını seviyorlar. Buraya özgü olan soğanlı hamsi çıtlama ya da tavada palamut fajita servis ettiğimiz bir ürün. Arap turistler bunları sevmiyorlar” diye konuştu.
“Hamsinin en lezzetli olduğu dönem Kasım ayıdır”
Hamsinin en yağlı olduğu dönemin Kasım ayı olduğuna dikkat çeken Bayram, “Hamsinin en lezzetli olduğu dönem Kasım ayıdır. Hamsinin en yağlı olduğu dönemdir. Kasım ayında o yağlı hamsi Trabzon'dan çıkar. Gürcü hamsisi de burada hamsinin en lezzetsiz olduğu döneme denk gelir. Bu dönemde hamsi bize Batı Karadeniz'den geliyor. Marmara'dan da hamsi çıkıyor ama Kasım ayından buradan çıkan hamsi ile önceden yenilen hamsinin arasında çok büyük bir fark var” ifadelerini kullandı.



Yorumlar
Yorum Yaz