Korkmaz, 1948 yılında kurulan siyonist İsrail devletinin, ümmetin bağrına adeta bir hançer gibi saplanarak Batılı ve Doğulu emperyalistlerin İslam coğrafyasına yönelik işgal ve soygun politikalarına karşı direnişin önemine değindi. İsrail'in Filistin topraklarına yönelik işgal ve baskılarına karşı durmanın, vatanını, milletini ve geleceğini savunmanın herkesin en doğal hakkı olduğunu belirtti.
Konuşmasında, Filistin'in geçmişini, bugününü ve geleceğini ele alarak, Filistin halkının yaşadığı zorlukları ve direniş mücadelesini anlatan Korkmaz, uluslararası toplumun bu zulme karşı duyarsız kalmaması ve Filistin halkının haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Filistin Dayanışma Platformu olarak, Filistin'e yönelik destek ve dayanışmanın devam etmesi gerektiğini ifade etti.
Konferansa katılanlar, Filistin'in tarihini, bugününü ve geleceğini daha yakından anlama fırsatı buldukları gibi, Filistin Dayanışma Platformu Sözcüsü Raif Korkmaz'ın perspektifinden Filistin meselesine dair önemli bilgiler edindiler.
Kadim Filistin topraklarının sadece Müslümanlar için değil, diğer din mensupları için de dokunulmaz olması, bu toprakların kadim sakinlerinin diğer tüm milletler gibi özgür ve bağımsız yaşayabilmesi gerektiğini dile getiren Korkmaz, “Osmanlı’dan sondan ne Ortadoğu coğrafyası ne de Filistin huzur bulmadı. Ancak son yıllarda ümmet yeniden kendine gelmeye başladı. Afrika’dan Asya’ya her yerde bağımsızlığını talep etmeye, emperyalistleri teker teker ülkelerinden kovmaya başladı. Türkiye olarak biz de 40 yılı aşkın süredir yüklenen terör belasını defetmeyi ve yeniden gönül coğrafyamızla iletişim kurmayı başardık. İslam coğrafyası artık eskisinden daha fazla bir ve beraber, birbirimize desteğimiz artık sadece dualarla sınırlı değil. Askeri ve stratejik işbirlikleri daha da gelişiyor. Bunun en son örneğini Karabağ’ın Ermeni işgalinden kurtarılmasıdır ve artık Filistin için de eylem zamanıdır” dedi.
"Filistin de, Kudüs de, Mescid-i Aksa'da bir gün mutlaka özgürlüğüne kavuşacaktır"
Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın tüm insanlığın özlemle beklediği evrensel barışın tesis edilebileceği esas zemin olduğunu anlatan Korkmaz, “Siyonist çete devleti İsrail iç siyasette daraldığı, hükümet bunalımları yaşadığı her dönemde kamuoyunu manipüle etmek için kadim Filistin yurdundaki Müslümanlara ve değerlerimize yönelik zulüm ve terör silahına sarılmaktan geri durmadı. Çoluk çocuk demeden binlerce mazlumun kanına girdi ve dünya bunları hep uzaktan seyretti. Kendi vatanlarında sürgün hayatı yaşayan Filistinliler 1948’den bugüne uygar dünyanın gözü önünde işkenceye uğratılıyor, haklarından mahrum ediliyor. Bugüne kadar Batı’dan almış olduğu sınırsız destekle tüm insanlığın ortak kıblesi olan Mescid-i Aksa’ya bir avuç toprağa Gazze’ye ve toplama kamplarına sıkıştırılmış mazlum Filistin halkına yönelik onlarca, yüzlerce soykırım saldırısı gerçekleştiren siyonist rejime direniş unsurlarının gerçekleştirdiği savunma sadece onların değil dünyadaki diğer Müslümanların da her zaman içinde yer aldığı büyük bir direniştir. Filistin de, Kudüs de, Mescid-i Aksa'da bir gün mutlaka özgürlüğüne kavuşacaktır. O gün insanlığın da barışa ve esenliğe kavuşacağı bir gün olacaktır” şeklinde konuştu.
Konferansa Dodurga Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Aslı Bayram ve öğrenciler katıldı.



Yorumlar
Yorum Yaz