Depremler sonrası enkaz alanlarında dolaşan Uludağ ve Kavgacı, atılan çeşitli parçaları topladılar. Bu parçalar arasında bir buzdolabı motoru ve otomobil yakıt tankı gibi unsurlar da vardı. İki emekli, bu parçaları bir araya getirerek yaratıcı bir şekilde havası hiç bitmeyen bir kompresör üretti.
Ürettikleri kompresör, çevrelerindeki insanlara umut veren bir başarı hikayesi oldu. İki emeklinin yaratıcılığı ve kararlılığı, deprem sonrası toplumun dayanışma ve yeniden yapılanma sürecine önemli bir katkı sağladı.
Depremin stresini geri dönüşümden elde ettikleri buluşlarla atmak istediklerini ifade eden Kavgacı, “Yapmış olduğumuz kompresör bu ürün ile boyama, sulama ve ilaçlama işlemleri yapabilirsiniz. Bu ürünün özelliği masrafsız olması ve yüksek basınç olması. İki motor ekledim. Tamamen otomatik. Verilen sinyallerle bar ayarını yapıyor. Tüm çalışmasını arkadaşım ile yaptık. Depremin stresini atmak için bir şeylerle uğraştık ve bu ürünü ortaya çıkardık. Hava kompresörü atıl vaziyette parçalanan otomobil yakıt tankı, buzdolabı motoru ve çeşitli borularla tasarladık” diye konuştu.
Mustafa Uludağ ise, “Bu ürünü enkaz altında kalan ürünlerle tasarladık. Boya yapma, ilaç sıkma gibi kompresör haline getirdik. İkinci projemiz ise enkaz altında kalmış buzdolaplarının motorları ile gaz ocağı yapacağız. Çok iktisatlı bir şey olacak. Depremin ilk günlerinde sıkıntı yaşadık bu yapacağımız ile artık sorun ortada kalmayacak. Üçüncü projemiz ise kaynak makinası yapacağız” diye konuştu.
Yorumlar
Yorum Yaz