Çanakkale’de turşu denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Filiz Artuç, 11 yıldır “Turşu Evi” adlı işletmesiyle kentin turşu ihtiyacını karşılıyor. Bursa’nın meşhur Gedelek köyünden getirilen turşularıyla damaklarda iz bırakan Artuç, hikâyesini Kaleninsesi Gazetesi’ne anlattı.
İstanbul’dan 11 yıl önce Çanakkale’ye taşındıklarında kentte turşucu olmadığını fark ettiklerini söyleyen Artuç, “Eşimle birlikte turşu almak istedik ama hiçbir yerde bulamadık. O zaman kendi aramızda ‘Madem yok, biz açalım’ dedik ve bu işe başladık. Eşimle birlikte kurduğumuz bu dükkânı, bugün ben kendim işletiyorum.” Dedi.

Dükkânın duvarlarını süsleyen fotoğraflar ise dikkat çekici. Yeşilçam’ın efsanevi filmi ‘Neşeli Günler’deki Adile Naşit ve Münir Özkul’un meşhur turşu suyu kavgası sahneleri, dükkâna gelen müşterilere hem nostalji hem de tebessüm yaşatıyor. Turşu Evi’ne gidenler ise Turşu Evi’nin duvarlarında bulunan bu anlamlı fotoğrafları ise geçmişe ve nostaljiye duyulan özlemle bakıyor.
“Vatandaş önce yadırgadı, sonra alıştı”
Çanakkale’de bu işe ilk başladıklarında vatandaşların şaşkınlıkla yaklaştığını anlatan Artuç, “İlk başta insanlar ‘Turşucu dükkânı mı olur?’ diyordu. Fakat zamanla turşularımızı denediler, lezzetine inandılar. Şimdi düzenli müşterilerimiz var, her sene turşu sezonunu dört gözle bekliyorlar,” dedi.
Turşu Evi’nde çeşitli turşularından olan, karnabahar, çağla, erik, bamya, kiraz, sarımsak, patlıcan turşusu gibi birçok turşu bu dükkanda yerini alıyor.
En çok tercih edilen ürünlerin lahana ve salatalık türlerinin turşusu olduğunu belirten Artuç, son yıllarda ise erik, çağla ve bamya turşularına yoğun ilgi olduğunu söyledi. “Son iki yıldır özellikle erik turşusu çok satılıyor. Özellikle de gençler daha çok ilgi gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

“Kışın turşu, yazın turşu suyu satılıyor”
Turşulara en yoğun talebin Eylül ile Nisan ayları arasında olduğunu söyleyen Artuç, “Kışın insanlar sofralarına turşu koymadan yapamıyor. Ama yaz geldiğinde bu kez turşu suyu daha çok satılıyor. Sıcak havalarda serinletici oluyor, aynı zamanda ferahlatıcı bir içecek haline geldi,” diye konuştu.
“Turşunun sırrı suda gizli”
Gedelek köyünün suyunun turşunun lezzetinde büyük bir etkisi olduğunu vurgulayan Artuç, “Turşu yaparken en önemli şey sudur. Gedelek’in suyu, turşunun kıvamını tam tutturur. O su olmazsa bu tat yakalanmaz. Turşunun lezzetini o doğal su getiriyor, kütür kütür olmasını sağlıyor.” ifadelerini kullandı.
Turşunun en iyisinin hangi malzemeyle yapıldığını dile getiren Artuç, “Turşu en iyi sirkeyle olur. Çünkü sirke koruyuculuğu daha yüksek bir üründür ve turşunun daha uzun ömürlü olmasını sağlar.” İfadelerine yer verdi.
İşini severek yaptığını belirten Artuç, “Her sabah dükkânı açarken hâlâ aynı heyecanı hissediyorum. İnsanlarla sohbet etmek, onlara farklı lezzetler sunmak beni çok mutlu ediyor,” dedi.

“Haftada iki kez turşu bağışıklığı güçlendirir”
Kış aylarında grip vakalarının arttığına da dikkat çeken Artuç, vatandaşlara sağlık önerisinde bulundu:
“Grip ayındayız, bağışıklığı güçlü tutmak çok önemli. Çocuklara haftada iki kez turşu yedirin. Turşu bağışıklığı güçlendirerek metabolizmayı güçlendirir ve hastalıklara karşı korur,” dedi.
Filiz Artuç, 11 yıldır Çanakkale’nin turşu geleneğini yaşatırken, aynı zamanda yerel lezzet kültürünü koruyan kadın girişimcilerden biri olarak da öne çıkıyor.

Yorumlar
Yorum Yaz