Birol, bu taahhütlerin bataryalar, şebekeler ve metan emisyonları üzerine olduğunu belirtti. Azerbaycan önderliğinde bölgedeki diğer ülkelerle bir araya gelerek temiz enerji konusunda ortak bir taahhüt önerisinde bulunduklarını ifade etti.
Geçen yılki iklim zirvesinde IEA'in önerdiği küresel yenilenebilir enerji kapasitesi ve enerji verimliliği hızını artırma taahhütlerinin COP28'nin sonuç bildirgesinde yer aldığını hatırlatan Birol, bu taahhütlerin hayata geçirilmesi için finansmanın önemli olduğunu vurguladı. Temiz enerji finansmanının özellikle gelişmekte olan ülkelerde altı kat artması gerektiğini belirten Birol, bu konuda çalışmaların devam ettiğini aktardı.
Birol, COP29 öncesi temiz enerji yatırımlarında dengenin sağlanması ve finansman modellerinin geliştirilmesi için çalıştıklarını söyledi. COP29'un iki önemli sonuca sahip olabileceğini belirten Birol, bu sonuçların temiz enerji taahhütlerinin kabul edilmesi ve yeni finansman hedeflerinin belirlenmesi olacağını dile getirdi. Ayrıca, ülkeler ve kalkınma bankaları arasında temiz enerji finansmanında rol dağılımı için çalışmaların sürdüğünü de ekledi.
Son olarak, temiz enerji teknoloji yatırımlarının gelişmekte olan ülkelerde de artması gerektiğini belirten Birol, bu ülkelerin ihtiyaç duyduğu finansmanın sağlanması gerektiğini vurguladı. Çin haricindeki gelişmekte olan ekonomilerde temiz enerji yatırımlarının artması için çaba harcandığını ifade eden Birol, temiz enerji dönüşümünün adil şekilde gerçekleşmesi için finansmanın önemli olduğunu belirtti.
Yorumlar
Yorum Yaz