Çanakkale Çevre ve Doğa Dernekleri Federasyonu Başkanı Bünyamin Nami Tonka, kaleme aldığı "Facia Kapımızda" başlıklı yazısında, Çanakkale topraklarını bekleyen ekolojik ve sosyal felaketi çarpıcı ifadelerle ortaya koydu. Tonka, altın madenciliği faaliyetlerinin geri dönüşü olmayan zararlar doğuracağını vurgulayarak, yetkilileri ve halkı göreve çağırdı.
Kazdağları’nda Ağaçlar Kesildi, Sıra Toprakta!
Cengiz Holding’e bağlı altın madeni şirketinin, devlet desteğiyle bölgede hiçbir engelle karşılaşmadan faaliyetlerine başladığını belirten Tonka, şu anda ağaç kesiminin tamamlandığını ve toprağın sıyrılmak üzere olduğunu aktardı. Sonraki aşamada ise kaya patlatma, öğütme ve siyanürle altın ayrıştırma işlemleri gelecek.
Bu sürecin sonunda doğa tahrip olacak, tarım ve hayvancılık bitecek, yöre halkı zorunlu göçe zorlanacak.
Atikhisar Barajı Tehlikede: Çanakkale Susuz Kalabilir
Tonka’nın işaret ettiği en büyük risklerden biri ise Atikhisar Barajı. 204.000 kişinin içme suyu ihtiyacını karşılayan bu baraj, Değirmendere Havzası’nda yapılmak istenen madencilik faaliyetleri nedeniyle tehdit altında. Milyonlarca ton kayaç taşınacak, dere yatakları kuruyacak, toz ve çamur barajı tıkayarak 5 yıl içinde kullanılamaz hale getirecek.
Alternatif barajlar olan Bayramiç ve Umurbey, içme suyu için yetersiz veya kullanılamaz durumda. Tonka, “Çanakkale hayalet şehir olabilir” uyarısında bulundu.
“Terra Nullius mu Burası?”: Kültür, Yaşam, Doğa Tehlikede
Tonka ayrıca, bölgenin yalnızca doğal değil, kültürel açıdan da korunması gereken bir alan olduğu vurguladı ve yüzey araştırmaları tamamlanmamışken dahi tespit edilmiş sit alanlarının bulunduğunu ifade etti. Maden faaliyetlerinin bu yapıları ve yüzyıllardır süregelen kırsal kültürü yok edeceği dile getirdi.
Tonka, “Eğer bu topraklara ‘boş arazi’ muamelesi yaparsanız, burada yaşayanların yurt hakkını da ihlal etmiş olursunuz” diyerek yetkilileri sert şekilde eleştirdi.
Son Söz: “Uyanın ve Suyunuza Sahip Çıkın!”
Halkı çevre felaketine karşı uyanmaya çağırarak bitiren Tonka, “Zorunlu göçler, ekolojik yıkım ve kültürel kayıplar... Bunlara vicdanınız elveriyorsa yakıp yıkın. Ama unutmayın, bu topraklar sizin değil, bizlerin yurdu. Su yaşamdır, sahip çıkın!” ifadelerine yer verdi.
Yorumlar
Yorum Yaz