Arslan, küresel piyasalarda Rusya-Ukrayna krizinin etkisiyle boru gazının yanı sıra sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin öneminin arttığını vurguladı. Avrupa ülkelerinde yıllık doğal gaz ihtiyacının önemli bir kısmının LNG ile karşılandığına dikkat çeken Arslan, bu durumun özellikle Almanya, Birleşik Krallık ve İtalya gibi büyük doğal gaz tüketicilerinin LNG tesislerine önem vermesine neden olduğunu belirtti. Avrupa'nın LNG ithalat kapasitesini artırma hedeflerine de değinen Arslan, bu kapsamda Türkiye'nin doğal gaz ithalatının yaklaşık yüzde 30'unun LNG formatında gerçekleştiğini kaydetti.
Arslan, Türkiye'nin LNG ithalatındaki payının önümüzdeki dönemde artabileceğini tahmin ettiklerini belirterek, küresel piyasalardaki LNG yatırımlarıyla birlikte Türkiye'nin LNG fırsatlarını değerlendireceğini dile getirdi. Türkiye'nin doğal gaz arz güvenliğini sağlamak amacıyla mevcut boru gazı anlaşmalarının yenilenmesinin uygun bir zemin olacağını ifade eden Arslan, ayrıca yeni LNG kontratları ve artan spot LNG altyapısıyla Türkiye'nin LNG kaynaklarına erişimini artırabileceğini sözlerine ekledi.
Arslan, Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin kabul edilmesinin Türkiye'nin LNG ticaretine yönelik önemli bir adım olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin doğal gazı sıvılaştırarak ihraç etme potansiyeline işaret etti. Sakarya Doğal Gaz Sahası'nın üretime geçmesiyle Türkiye'nin doğal gaz üretim kapasitesinin arttığını belirten Arslan, Türkiye'nin konumu gereği arz-talep köprüsünün tam merkezinde yer aldığını ve bu durumun Türkiye'nin komşularıyla doğal gaz ticaretini geliştirmesine olanak sağladığını dile getirdi.
Yorumlar
Yorum Yaz