Kış mevsimi geldiğinde, kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirme eğilimindeyiz. Bu dönemde, hızla yayılabilen üst solunum yolu enfeksiyonları, farklı yaş gruplarını ve kronik rahatsızlığı olanları olumsuz etkileyebilir. Sivas Numune Hastanesi'nden Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Bilge Katırcı, üst solunum yolu enfeksiyonları hakkında bilgi verdi. Dr. Katırcı, özellikle artan bir öksürük sorunu yaşayan bireylerin bu durumu ciddiye alarak bir doktora başvurmaları gerektiğini vurguladı.
"Bu dönemde öksürüğün biraz uzun sürdüğünü görüyoruz"
Üst solunum yolu enfeksiyonlarının boğaz ağrısı ile başladığını ifade eden Dr. Bilge Katırcı, “Ateş, geniz akıntısı, burun akıntısı, halsizlik, kırgınlık, öksürük ile seyreden bir hafta içerisinde kendisini sınırlayan, 4’ncü veya 5’inci günde hafifleyen bir rahatsızlık. Bu dönemde öksürüğün biraz uzun sürdüğünü görüyoruz. Azalmakla beraber devam edebilir, giderek artan bir öksürüğünüz varsa doktora başvurmanız gerekebilir. Üst solunum yolu enfeksiyonları Eylül ve Ekim ayı gibi başlar. Nisan ve Mayıs aylarına kadar devam eder. Özellikle havaların soğuduğu ve kapalı ortamlarda daha fazla kaldığımız Aralık, Ocak ve Şubat dönemlerinde pikler dönemi diyoruz. Şu anda da tüm Türkiye’de ciddi anlamda bir hasta yoğunluğu var” dedi.
"İnsanların özellikle aşılanmasını öneriyoruz"
65 yaş üstü vatandaşları uyaran Dr. Bilge Katırcı, “5 yaş altı ve 2 yaş altı daha da riskli. Kronik bir hastalığı olanlar bu hastalığı ağır geçiren hastalar. Bu hasta grupları için aslında iki şeyi vurgulamak lazım. Birincisi aşı olacak. Kalıcı bir bağışıklık yanıtı oluşmuyor. Ve bu virüslerin çok sık değişime uğradığını biliyoruz. Dünya Sağlık Örgütü her yıl Eylül ayında grip aşısını günceller. En son dolaşımda olan virüsleri gözeterek günceller. Her yıl özellikle bu hasta grupları ve bu hasta gruplarını yakınında barındıran, bakımını sağlayan insanların özellikle aşılanmasını öneriyoruz” şeklinde konuştu.
Kış döneminde kişisel temizlik ve maske uyarısında bulunan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Bilge Katırcı, şu ifadelere yer verdi, “El yıkamak çok önemli. Elimizi ovuşturmaktan bahsetmiyoruz. En az yarım dakika parmak uçlarımız, parmak aralarımız ve elimizin sırtını da içerecek şekilde bir el yıkamadan bahsediyoruz. Maskeye de temas etmek istiyorum. Pandemi dönemindeki gibi o kadar rijit değil ama kapalı mekanlara giderken metrobüs, otobüs, AVM, ve hastanelerde maske öneriyoruz. Hastalar bile maske takmıyor. Aslında onların maske takması tüm toplum için daha önemli. Maske takarlarsa bulaşı o kadar engellemiş olurlar” diye konuştu.



Yorumlar
Yorum Yaz