Bu bulgular arasında idrar, peynir ve keçi notalarının olması dikkat çekiciydi. Dresden'den seçilen 14-18 yaş arası 18 gencin bir gece boyunca kullandığı kıyafetlerin koltuk altı bölgelerinde yapılan incelemeler, bu eşsiz keşiflere zemin hazırladı.
Araştırmacılar, numuneleri "araçsal tespit" ve koklama testleriyle karşılaştırdılar. Katılımcılardan, kokulu hijyen ürünleri ve deterjan gibi etkilerden uzak durmaları istendi. Ayrıca, soğan, sarımsak, pırasa, kuşkonmaz gibi kokulu yiyeceklerden kaçınılmıştı.
Altı kadın araştırmacıdan oluşan ekip, çalışmanın amacını şu şekilde açıkladı: "Gençlerin vücut kokularındaki farklılıkları ve bunların sosyal etkileşime olan katkılarını araştırmak istiyoruz. Bir genç odasına girdiğinizde hoş olmayan bir koku hissettiğinizde, bu kokunun sosyal ilişkilere nasıl etki ettiğini anlamaya çalışıyoruz. Sosyal etkileşimlerin ve aile içi ilişkilerin, vücut kokuları üzerinde ne tür bir etkisi olduğunu belirlemeye çalışıyoruz."
Araştırmacılar, gençlerde bulunan ve bebeklerde bulunmayan özel bileşiklerin, ergenlik dönemine kadar aktif olmayan ter bezleri tarafından üretildiğini açıkladılar. Bu bulgulara göre, gençlerin kokusu, ebeveynlerin onları tanımasını zorlaştırabilir ve hatta çocuk daha bağımsız hale geldikçe, bu kokulara karşı bir tür tiksinme tepkisi gelişebilir.
Bu araştırma, ergenlik dönemindeki gençlerin vücut kokularının sosyal ilişkiler üzerindeki etkilerini anlamak için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Yorumlar
Yorum Yaz