Keltner'ın vurguladığı şey, "hayranlık duyma" hissiyatı ve bu hissiyatı güçlendirmeye yönelik basit bir yöntem olan "hayranlık yürüyüşü". Üstelik Keltner'ın iddiasını destekleyen araştırmalar da bulunuyor.
PARA HARCAMANIZA GEREK YOK
Keltner, "hayranlık yürüyüşü" olarak adlandırdığı yöntemi şu şekilde açıklıyor: "Hayranlık duygusu geliştirmek, farkındalık uygulamalarında olduğu gibi her yerde yapılabilir ve sadece birkaç dakika sürer. Hayranlık duymak için büyük bir bütçeye veya egzotik seyahatlere ihtiyaç yoktur. Etrafınıza biraz dikkatle bakarsanız, kelimenin tam anlamıyla her zaman etrafınızda hayranlık uyandıran şeyler bulabilirsiniz. Hayranlık duygusu, insanı kendinden dışarıya yönlendirir ve başkalarına odaklanmayı sağlar. Jane Goodall'ın da dediği gibi, hayvanlar ve doğa gibi dışsal unsurlara hayranlık duymak, kendimizi bir parça daha fazla paylaşılan bir kimlik hissiyatına açar."
BİREYSELLİKTEN BÜTÜNE
Keltner, hayranlık duyma ile ilgili yapılan bir testte, öğrencilere sadece bir ila iki dakika boyunca bir ağaca bakmaları istendiğinde, diğerlerine göre daha az narsisistik davrandıklarını ortaya koyduklarını ifade ediyor. Bu duygunun, insanların birbirlerine daha fazla bağımlı olduklarını ve birlikte hareket etmelerini sağladığını gösteriyor. Ayrıca hayranlık duygusunun, kendini temsil etme süreçlerinin gerçekleştiği beyin bölgesini devre dışı bıraktığını ve sakinleşmeyi sağladığını belirtiyor.
YATIŞTIRICI ETKİSİ VAR
Keltner'a göre, hayranlık duygusu, vagus sinirini harekete geçirir. Bu sinir, insanlara bağlanmayı ve empati kurmayı sağlar ve aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirir. Hayranlık, kalp atışlarını yavaşlatır, sindirimi kolaylaştırır ve iltihaplanmayı azaltır.
Keltner, hayranlık yürüyüşüne çıkan katılımcıların yaşamın sonuna dair endişe ve depresyonlarını azalttığını ve daha az ağrı hissettiklerini gösteren bir çalışmadan bahsediyor.
Yorumlar
Yorum Yaz